Hayatın karmaşasında, dalgaların üzerimize devrildiği anlarda, çoğu zaman kaybolmuş gibi hissederiz. Oysa bilmeliyiz ki, her şeyin kendine ait bir oluşum hızı vardır. Bir şeyin sana ait olduğunu hissettiğinde, kalbinde bir huzur belirir. Bu huzur, evrenin senin için planladıklarına güvenmeni sağlar. Her şeyin kendine bir oluşum zamanı vardır. Bu zamanlamayı değiştirmek mümkün değildir. Zamanın akışına karşı direnmek, endişe ve kaygı yaratmaktan başka bir işe yaramaz. Bu kaygılar, oluşum sürecine direnç gösterdiğimiz için, aslında beklediğimiz şeyin bize ulaşmasını geciktirir. Belki de beklemek zor gelir. Sabırsızca bir şeylerin olmasını, bir kapının açılmasını, bir yolun görünmesiniisteriz. Ama unutmamalıyız ki, her şey kendi ritminde, kendi zamanında gerçekleşir. Senin olan, er ya da geç, yolunu bulur. Zorluklar, gecikmeler, engeller... Bunların hepsi seni hazırlamak, seni olgunlaştırmak içindir. Bir kelebeğin kozadan çıkma sürecini düşün. Acele etse, kozasını erken kırsa, kanatları tam gelişmeden dışarı çıksa uçabilir mi? Hayır. Doğanın kendine has bir düzeni vardır ve bu düzen, sabırla beklemeyi gerektirir. İşte, senin olanın sana gelmesi de böyledir.
O zamanı geldiğinde, hazır olduğunda, seni bulacaktır. Bu yüzden rahatla. Zihninde kaygıları, endişeleri bir kenara bırak. Kalbini dinle, içindeki sesi duy. Bil ki, senin olan seni pas geçmez. Evrenin sana sunduklarını kabul et ve sabırla bekle.
Eninde sonunda, her şey yoluna girecek.