Ezel bahâr yaz ayları gelende
Kürre-i arz taze hubâna döner
Şitâ azmeyleyip dervân dönende
Uyanır anasır civâna döner
Eser bâd-ı sabâ hoş olur zinnet
Yağar türlü bârân biter nebâtât
Baş gösterir her bir türlü nezâket
Yazı sahra cebel gülşene döner
Baş gösterir her bir türlü gülşeni
Cennete teşbihtir çayır çimeni
Üç mâhta devrolur geçer devrânı
Elliği çekilmiş virâne döner
Deli gönül ile düştük bir cenge
Hikmeti sorulmaz iştir bu gönül
Günden güne girer her türlü renge
Bazı solar bir kumaştır bu gönül
Bazı yelkenini derin yürütür
Bazı âh vâh ile ömrün çürütür
Bazı lâle mor menekşe bürütür
Bazı pus dumândır kıştır bu gönül
Bazı seyre çıkar hûb seyrânlanır
Bazı nefse uyar pek buhtânlanır
Bazı yoksul düşer perişânlanır
Bay u padişahtan baştır bu gönül
Sümmânî dünyâda gel çekme yası
Allâh de silinsin kalbinin pası
Göğsüne dayanır ecel pençesi
O zamân yoklarsın boştur bu gönül