Ahir zamanda kadın olmak
Ben bu kaleme aldığım satırları sizler için değil, bilâkis, kaybettiğim rûhumun izini sürmek yolunda bir feryâd-ı figân olarak yazmaktayım.
Bu kelimelere ne el süresiniz, ne de zanna kapılasınız; zîrâ bu satırlarda müşâhede ettiğiniz ben, hakîkî veçhem değildir.
Çünkü ben, rûhumu kaybettim; nefsimin hudutsuz deryâsında alabora olmuş, sahilsiz bir garîbim.
Ne kendinize vebâl yükleyiniz, ne de bana temas ediniz; kaldıramayacağınız yükü omuzlamayınız.
Üstâdın hikmet dolu lisânı ile beyân edecek olursak:
“Sûretin câzibesi, aşk ve şehvet olmayınca, beş para etmez!”
Aşka feda edemediğin bencil ve körleşmiş rûhunu, güzellik zannına atf ile sakın bezeme!
Ey kendini güzel kadın tahayyülüyle aldatan ve aklı ziyâde olan mefkûre!
Sen ki kemâlin bütününü ararken, yarım yamalak bıraktıkların peşinden ayrılmayacak;
Ve nihâyetinde, bir gāye uğrunda ölümün soğuk koynuna rızâ ile sürükleneceksin.
Bilesin ki, dünyâ bir imtihân meydânıdır; burada tamlığa erişmek yoktur.
Tama ulaşmak aşkıyla çırpınırken, eksik ve nakıs adımlarınla bu yolda yürümeye mahkûmsun.
Ve bil ki, tama ermek aşkıyla yanıp tutuşarak, güzellik zannı içinde çirkin öleceksin.
Tama ermek aşkı ile…