Madame de Renal çalışmak istedi ise de derin bir uykuya daldı; uyandığı vakit içinde duyduğu korku hiç de böyle bir zamanda duyması gereken büyük korku değildi. Öylesine bahtiyardı ki hiçbir şeye kızmıyordu. Bu bön ve masum taşralı kadın hiçbir zaman, duygularında veya uğradığı felâketlerde yeni beliriveren küçük farklara karşı bir parçacık hassasiyet koparmak için ruhunu işkenceye sokmamıştı. Julien’in gelmesinden önce, taşra kadınlarının hayattaki payları olan iş yığınından başka bir şey düşünmeyen Madame de Renal’in aşk hakkındaki fikri, bizim piyango hakkındaki fikrimizden farklı değildi: Kaybı kaçınılmaz olan bir oyun ve ancak delilerin arayacağı bir mutluluk.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖