İstemeden varım, istemeden öleceğim. Olduğum şeyle olmadığım şey arasında, hayal ettiğim şeyle hayatın beni yaptığı şey arasında bir boşluğum, birer hiç olan şeylerin ortasındaki soyut ve tensel noktayım.
“Ya hayatlarının anlamını bulamayanlar? Onlar ne olacak?” diye söze girmişti kızılderili.
“Onlar da göğüslerinde bir et parçasıyla canlı canlı çürüyecekler. Ve buna da yaşamak demeye devam edecekler!”
“Kimler?” diye sormuştu Filipinli.
Hayatının anlamını bulmuş olanlar. Hayatlarını adayacakları şeyleri bulmuş olanlar gelecek. Siz de kalplerini söküp yerine o şeyleri koyacaksınız. Sonra da kalpleri fırlatıp atacaksınız!”