Dünya bensiz de dünyaydı, darılmadım. “Fakat; sevgilim, mabedim, menzilim, mihrabım, yoldaşım.. her şey sen olsun şu dünya da ve olmasın, sen olmayan dünyada..”
186. Kullarım sana, benden soracak olurlarsa, şüphesiz ki ben onlara yakınım. Dua edenin duasına icabet ederim. (Öyleyse) onlar da benim davetime icabet etsinler ve bana iman etsinler ki (akıl, doğruluk ve olgunluk sahibi olan) rüşt ehlinden olsunlar.
Kur’ân’da “Sana sorarlarsa...” diye başlayan birçok ayet vardır. Tüm bu ayetlerde cevap kısmı “De ki...” diyerek başlar. Tek istisnası bu ayettir. Allah (cc) kendisini kullarına tanıtırken “De ki” lafzının dahi kendisi ile kulları arasına girmesine razı olmamıştır.
Sena Güneş Ruhum olayları kurguladı, zamansızlıklarda yargıladı. Dedi’ki dünya sana verilse, Allah bana yeter diyebilir misin? Gönül eğrilse, kısmet daralsa nefs beyleşip gönle kurulsa. Alem; mal, mülk, soy, şopça övülse, imanım var ‘şükür’ diyebilir misin? Yusuf’u hatırla ey yarsuad. Züleyha yerine, zindan murad. Sabret gönül; Allah var sabret, nuru Cemal var diyebilir misin?