O anda yaşanmamış yıllar, kullanılmamış güçlerin biriken öfkesi ile birlikte insanın göğsüne yumruk gibi iniyor. Ben ne öncesinde ne de sonrasında o anki kadar büyük bir şaşkınlık ve öfke dolu bir güçsüzlük yaşamıştım. Çünkü ben cesaret isteyen her şeyi yapmaya hazırdım; hayatımda biriktirdiğim, yığdığım, bir araya getirdiğim ne varsa her şeyi bir anda sokağa atmaya hazırdım.
İnsanların ayıp dediği, saygın gördüğü her şeyi görmezden gelirdim, şayet ağzından bir sözcük olsa çıksa bana doğru bir adım atsa beni anlamayı denese o an ona tüm kalbimi verirdim. Ama size söyledim ya bu garip tavırlı adam bana ve içimdeki kadına göz ucuyla bile bakmıyordu. Ben ona teslim olmaya öyle hazırdım, onun aşkıyla öyle yanıp tutuşuyordum ki bunu ilk olarak kendimle baş başa kaldığımda anladım.