Senan Kazımoğlu

Senan Kazımoğlu
@senankazimoglu
Hedef KIZILELMA herkese aşikar olsun
Kütüphaneci
Selçuk Üniversitesi Tarih Doktora Öğrencisi
Konya
Azerbaycan, 23 Şubat 1988
50 kütüphaneci puanı
90 okur puanı
Ocak 2024 tarihinde katıldı
Allah’ın kulları, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) ümmeti olan bu insanların ihlas ve itikatları gönüllerinde gömülü bulunduğundan, eğer o cevher açılacak olursa kuşkusuz görülecektir ki, bunlar her türlü iyiliğe açık ve her işi başarabilecek kabiliyete sahip insanlardır. Ne var ki, bu zavallıların dini ve siyasi alanda çağı anlayan hakiki bir kılavuzları olmamıştır. Biz, Batı ve Doğu Türkistan Müslümanları işte bunun için asırlardan beri istilacıların ayakları altında eziliyoruz. Yine de, Kuran hükümlerine göre “Zalimlerin zulmü, uzun da sürse, devamlı olamayacağı”ndan; bir gün gelecek, başımızın üstünde bir dağ gibi duran kara bulutlar mutlaka dağılacaktır...
Reklam
Yolculuğumuzda (1931 yılı) beni en üzen durumlardan birisi, konar göçer Kazak kardeşlerimizi çok zor şartlar altında görmem oldu. Çünkü, bütün Sovyet topraklarının hiçbir bölgesinde hiçbir millet,
Kendi milli devletlerini kaybeden insanlar, kendi vatanlarında da yaşıyor olsalar; onların da biz Türkistan halkı gibi bütün haklarından mahrum olacakları ve aşağılanarak yaşamak zorunda kalacakları şüphesizdir. Biz, öz mirasımıza, anavatanımıza sahip çıkamadığımız için, bütün varlıklarımızdan, dinimizden, kısacası her şeyimizden tam anlamıyla ayrılmaktayız
Günümüzün okumuş, idrak sahibi vatan evlatları, eğer milli hislere de sahip olmazlarsa; onların bize, yani öz halkına herhangi bir faydalarının dokunması hiçbir şekilde mümkün değildir. Aksine, böyleleri ancak, sapı kendimizden olan bir balta gibi, bizi derinlere inmiş köklerimizle birlikte kesip kurutma işine alet olacaklardır. Bu da, kendilerine büyük ümitler bağlanan vatan evlatlarının, yine vatanımızın ahalisini gömmek üzere, kendi elleriyle mezar çukurları kazdığı anlamına gelir.
O günlerin (1920) Altışehir'indeki, yani Uyguristan'ındaki Çin idaresi; sadece kâğıt üzerinde ve sözde devlet merkezi olan Pekin'e bağlı da olsa, Ortaçağ'daki Çin hanedanı devrinden kalma yadigâr bir heykel görünümündeydi. Görülüyor ki, her iki Türkistan'ın halkı da, bilinçsizlik ve bilgisizliğin koyu karanlığı yüzünden, böylesine müsait şartların da mevcut olmasına rağmen, bunlardan zamanında faydalanma yollarını bulamadılar. Önlerine kesin bir hedef koyduktan sonra, örgütlü bir şekilde işleri yürütmek için harekete geçecek bir kişi olsun çıkmadı. Oysa onların geleceklerini kendilerinden başka hiç kimse düşünmezdi. Çünkü bu biçare halk, hurafe karanlığına ve cehalet batağına bütünüyle batmışlardı
Reklam