"Dünya, dünya nimetleri, bilge kişinin pek de umurunda olmaz. O, derdi olan bir kişidir ancak onun derdi, dünyevî dert değil, insanlıkla, doğayla, varlıkla ilgili derttir. Çok uzaklarda ıstırap çeken bir insan, onun dert alanı içindedir. Nevada Çölü’nde nükleer denemelerle yok edilen Kızılderililerle Semey’de aynı biçimde nükleer denemelerle yok edilen Kazaklar onun dert yükü içindedir. Kurutulan Aral Gölü, Urmiye Gölü, yok edilen Uygur Türklüğü, yok edilen Filistinliler, onun dert yükünün içindedir. O, Afrika’nın masum kara derili insanlarının derdiyle dertlenir. İdeolojilerin kör ettiği gözlerle bakıp bunlardan birini görüp ötekine gözlerini kapatanlar da bilge kişinin dert yükü içindedir. O, bu tür kişileri de anlamaya çaba gösterir. Çünkü bilge kişi aklından çok gönlüyle düşünen kimsedir. Ne aklı ihmal eder ne de gönlü ancak seçmek zorunda kaldığında gönülden yana meyleder."