Bugün hayatta hepimizi sıkıntıya, bunalıma,krize sokan şeylerin hemen tamamı beklentilerimizin, arzularımızın,isteklerimizin bir an önce olmasını istemekten doğar.Bu acelecilik sabırsızlığı da beraberinde getirir.Sabırsız kişi de huzursuz olur. Huzursuz olan ise elindekilerin kıymetini bilmez, hep olmayan şeylerle ilgilenir.Bu ise mutsuzluğu doğurur.Hep söylerim, hayali olmayanın hayal kırıklığı olmaz. Kendimizi mutsuz eden şey temelde budur. Kendimizi tanımadığımız,dolayısıyla Allah'ı tanımadığımız için O'nun her şeyi yarattığını,takdirin O'na ait olduğunu,bizim irademizin O'nun iradesine tâbi olduğunu, hayır ve şerri de O'nun yarattığını unutuyoruz.İşte bunu unutmayanlar“Bu da geçer yâ hû ”demişler.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Cinsiyetler birbirine benzedikçe kadın-erkek arasında çekicilik yok oluyor, evlilikler azalıyor, insanlar yalnızlaşıyor. Yalnızlaşan insana çözümler çoktan üretilmiş oluyor: Yapay rahim, babasız çocuk üretme, insana benzeyen robotlar... Yalnızlaşan insanların robotlarla yaşaması hatta belki evlenmeleri gibi pek çok planın tutması için zemin hazırlanması gerekiyor. Feministler de bu konuda kapitalist amcalarına yardım ediyorlar.
İnsanları yaratıcının uygun bulduğu kalıptan çıkarıp zorla başka kalıpların içine sığdırmaya çalışıyorlar. Farklılık ve zıtlık yasasının tersine yeni tipler üretimi insanlığı nasıl bir noktaya götürecek? Dinimizde kadının erkekleşmesi, erkeğin de kadınlaşması lanetlenmiştir. Çünkü sistem zıtlık ve farklılık üzerine kurulmuştur. Yaratılışı bozmak insanlara ancak hüsran getirir.
İşin sonucunu niyet belirler. İhtiyaçtan çalışanın ihtiyacı giderilir. Hırs için çalışan tükenir. Allah rızasi için çalışan kazanır. Üretenler, niyeti temiz olanlardır. Dünyevi niyetlerin sonucu pek hayır getirmez.