insanın kendini suçlamasının keyif veren bir yanı vardır. kendi kendimizi suçladığımız zaman başka birinin bizi suçlamaya hakkı kalmadığını düşünürüz. insanın ruhunu suçluluk duygusundan arındıran şey itiraf etme eyleminin kendisidir; günah çıkartan rahip değil.
başkaları hakkında bu kadar iyi şeyler düşünmeyi tercih etmemizin sebebi kendimizden korkmamızdır. iyimserliğin kaynağı düpedüz korkudur. işimize yarayacak erdemleri komşumuzda görüyoruz diye kendimizi yüce gönüllü zannederiz. hesabımızdan daha fazla para çekebilmek için bankacıya yağ çeker, paramızı kurtarabilmek için haydutta iyi birtakım özellikler bulmaya çalışırız. söylediğim her şeyi tüm samimiyetimle söylüyorum.
ruh, günahlar evinde ikâmet eden bir gölgeden mi ibaretti? yoksa Giordino Bruno'nun dediği gibi aslında beden mi ruhun içindeydi? ruhun bedenden ayrılması bir muammaydı, tıpkı bedenin ruhla birleşmesinin bir muamma oluşu gibi.