Kitap genel hatlarıyla okundukça yormayan bir olay örgüsüne sahip. Konuyu anlatmaktan ziyade tarih kitaplarına adını kazıyan dönemin Fransa'sı, –ihtilal öncesi ve ihtilal sırası– aynı zamanda Fransa ve Londra arasında mekik dokumuş karakterlerin arasındaki bağlantının kurgulanış biçimi; Dickens'in, döneminin ve tüm dönemlerin büyük yazarlarından biri olduğunu göstermeye yetecek niteliğe sahip bulunduğunu düşünüyorum. Açlık ve yoksulluğun azametinin Fransa alt tabakalarındaki tebaaya galibiyeti kitapta fazlaca hissettirilmiş; hatta İngiltere'nin, Fransa'ya göre bir tık daha iyi durumda olduğu dolaylı olarak da olsa yer yer gösterilmiş. Aristokrasinin gölgesi altında türlü vahşet ve ızdırabı suskunlukla geçiştirmiş özgürlüğe muhtaç halkın Paris sokaklarındaki adalet arayışı, başlardaki direnişi haklı kılan bir sebep olmaktan çıktığında, en az benim kadar okurlar da şu soruyu sormaktan kendilerini alıkoyamayacaklar: "Peki ya bu kadarı da sınırı aşmadı mı?" Bir masumun giyotine götürülüşünü kutlayan halk ile mahkemede karar sonucu serbest bırakılan mahkûmun heyecan eseri mızrak fırlattığı herhangi bir kişinin durumuna üzülüp de yardıma koşanlar, yine aynı halkın insanlarıydı. Bir mahkûmun vatana ihanet suçundan mahkemece yargılanışının cezasının hükmünün "giyotin"de karar kılınmasını haykıran halkla, nadir de olsa o mahkûmun hükümlerce serbest bırakılmasına sevinç gösterisi yapan da aynı halktı. Bu da halkın kendi içerisindeki tezatlığını gözler önüne sermiş bulunuyor.
Kitaptaki karakterlere değinecek olursam, değineceğim tek karakterin Sdyney Carton olduğunu söyleyebilirim. Başlarda üzerinde fazla durulmayan Sdyney Carton'un, kitabın sonlarına doğru etkin bir role biçilmiş kaftan olduğunu göreceksiniz ki üzerinde fazla durulmayan bu karakterin, içerisinde yer