Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

3/10
·176 syf.··
2022 19. kitabı
üç iğrenç kişilik okudum. Bilindik aşk hikâyelerinin bayağılaşmış bi'versiyonunu okumuş oldum ki açıkçası okuduğuma pişman oldum. tasvirler yoğunlukta ve sıkıcıydı, kitabın içeriği; ne istediğini bilmeyen bir adam, intikam, kıskançlıktan ibaret. son olarak, tavsiye edeceğim bir kitap değil.
Edebiyat
ZehraNabizade Nazım · İthaki Yayınları · 202115,3bin okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2023 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2023 21:17
Zehra, Şiir, anı, hikâye, roman türlerinde ve bilimsel konularda eserler veren Ahmet Nazım ya da bilinen adıyla Nabizade Nazım'a ait bir eserdir. Zehra, ilk defa 1894'te Servet-i Fünûn'da tefrika olarak yayımlanmıştır.Eser 173 sayfadan oluşan bir romandır. Zehra romanı Türk edebiyatı açısından önemli bir romandır. Eser, ilk natüralist roman olmasının yanı sıra tezli ve psikolojik roman denemesi özelliği gösterir. Zehra, tüccar bir babanın kızıdır. Mizacı gereği hırçın, kıskanç ve vesvese doludur.Zehra'nın babası Şevket Bey, kızını bu durumdan kurtarmanın tek yolunun evlendirmek olduğuna inanır. İş yerindeki çalışanlarından Suphi adlı genç adamın kızına karşı ilgisini bilen Şevket Bey, Suphi'ye kızıyla evlenmesini teklif eder.Suphi, acıma duygusunu aşk zannederek bu evliliği kabul eder. Bu evlilik kıskançlık, ihanet ve intikam dolusu bir aile faciasının fitilini ateşler. Zehra, yazıldığı dönemin özelliklerini yansıtan bir eserdir. Tanzimat II. dönemi yazarlarından olan yazar, toplumsal konulardan farklı olarak sanat sanat içindir anlayışıyla bu eseri kaleme almıştır. Eser ilk olarak İstanbul ve bahar tasvirleriyle başlamaktadır.Eser diğer romanlardan farklı olarak konu olarak duygular ve onların sonuçlarınu anlatmaktadır. Yazar bunu çok başarılı uygulayamasa da karakterlerin duygularını geçirmekte başarılı olmuş. Her an bir entirika içinde okuduğumuz bu eser, kaderin akışıyla oynanmaması gerektiği, insanların planlarının her zaman istediği gibi gitmediği, kötülüğün kimseye yarar sağlamadığı, insanların kaderleri ve hayatları ile oynamamak gerektiği gibi çok güzel konulara değinmiş. Kitabı okurken hep şu düşüncedeydim : Bu kitapta bir tane iyi karakter olmaz m? Bunu okurken çok söyledim ve en sevmediğim karakter, Sadakatsiz Volkan'ın Tanzimat şubesi Suphi. Beni o
ZehraNabizade Nazım · İthaki Yayınları · 202115,3bin okunma
7/10
·176 syf.··
2025 9. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2025 19:52
Kıskançlığı marazi seviyede olan bir kadın olan Zehra'nın, aşık olduğu ve evlendiği Suphi adındaki adamın onu evlerindeki hizmetçisi Sırricemal ile aldatmasıyla yaşadığı kıskançlık ve kırgınlık hisleriyle Suphi'den aldığı intikam hikâyesini okuyoruz. Aslında bir iki günde bitecek bir kitap ama ben aynı anda başka kitaplar okuduğum için biraz daha uzun sürede bitirdim. Yürekteki habis duygulardan biri olan kıskançlığın bir insanın hayatını nasıl yıktığı ve çürüttüğünü anlıyoruz. (KİTAP HAKKINDA SPOI İÇERİR) Zehra'nın intikamının bir parçası olarak Suphi'nin Rum güzeli olan Ürani'ye aşık olmasını sağlamasıyla Sırricemal'in kendi canına kıyması, Ürani'nin Suphi'nin elinde avucunda ne varsa tükettikten sonra Suphi'yi ona deli divane aşık bir halde bırakması ve Suphi'nin beyefendi bir adamdan sokak serserisi haline gelişini okurken, bir insanın aldığı kararlarla hayatının nasıl mahvolduğu ve çürüdüğünü de seyrediyoruz. Bu mahvolan hayat aslında Zehra'nın hırs ve ihtirasla aldığı intikam yüzünden değil de Suphi'nin sadakatsizliği, doyumsuzluğu, vurdumduymazlığı ve sorumsuzluğu yüzündendi.
ZehraNabizade Nazım · İthaki Yayınları · 202115,3bin okunma
kıskançlık.
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2023 25. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 15 Eylül 2023 00:30
Bir kıskançlık duygusu bu kadar güzel anlatılabilir. Kıskançlığın yol açtı sebep ve sonuçlar ve insanın kendi kendine yarattığı hayallerin gerçekleşmesi bir duyguyla bu kadar derinlemesine ve etkileyici anlatılır ancak. Zehra Şevket beyin kızıdır ve hastalık derecesinde kıskançlık duygusuna sahiptir. Babası da bunun farkındadır. Bunun düzelebileceği umudu ile yanında çalışan Suphi ile evlenmesini ister ve Suphi zaten Zehra'yı beğenmiş derin duygular hissetmektedir. Bunu fark eden Şevket Bey fırsatı değerlendirerek evlenmelerini ister ve evlenirler. Başlarda evlilikleri çok iyi gitse de sonraları Zehra'nın hastalığı tekrardan nükseder ve kuruntularla kendi kendini yemeye başlar. Ve buna sebep ise Suphi'nin annesi Münire hanım olacaktır. Eve hizmetçi bir cariye alır. Güzeller güzeli Sırrıcemal'dir bu. Kuruntular gitgide artmaya başlar. Bu durum Suphi'nin gittikçe canını sıkmaya ve evliliklerine zarar vermeye başlamıştır. Suphi Zehra'nın hayal ettiği kuruntuları tek tek gerçekleştirmeye başlar ve Zehra evliliğinden olur. Artık Suphi Sırrıcemalle birlikte Zehra ise Münire hanımla ayrı bir yerde yaşamaktadır. Zehra bunun intikamını çok şiddetli alacaktır. Ürani adında bir fahiseyi Suphi ile birlikte olması için onu ikna eder ve Sırrıcemal buna dayanamaz, hamile olmasına rağmen intihar eder. Ürani Suphi'nin tüm parasını yedikten sonra onu kovar ve Suphi tam bir çulsuzdur artık. Bu arada Suphi'nin tekrar dikkatini çekmeye çalışan Zehra Suphi'nin çalışanı Muhsin ile evlenir ama Suphi oralı bile olmaz. Suphi bu yaşananlardan sonra Üraniyi öldürür ama delil olmadığı için hapse atılmaz ve Trablusgarp'a sürülür. Zehra ne kadar yanlış bir yol denediğini fark eder. Ve vicdanı sızlamaya başlar. Bunun üzerine Münire hanımın da cansız bedenini sokak ortasında görünce Zehra artık
ZehraNabizade Nazım · İthaki Yayınları · 202115,3bin okunma
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2022 23. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2022 17:01
İlk psikolojik roman olma özelliğine sahip Nabizade Nazım'a ait bu kitap Zehra'nın Suphi 'den aldığı intikamini ve Zehra'nın pişmanlıklarını anlatır. Olay örgüsü akıcı ve kitap günümüz Türkçesi ile yazılmış olması sebebi ile dili anlasilir bir dildir.
Edebiyat
ZehraNabizade Nazım · İthaki Yayınları · 202115,3bin okunma
7/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2025 42. kitabı
Kitabın abı Zehra değilde Suphi olmalıymış. Bir kıskançlık ve intikam sözü bir çok insanın hayatına mal oluyor. Karmaşık evlilik ve insan ilişkileri ile dolu bir kitap. O dönem içinde kadının yeri maalesef içler acısı.
ZehraNabizade Nazım · İthaki Yayınları · 202115,3bin okunma
TÜRK ROMANININ TRAJİK BASAMAĞI
2/10
·144 syf.··
2021 52. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2021 11:42
Nabizade Nâzım'ın Karabibik'i kötüydü. Köy ortamına gayet güzel ayak uydurmuştu ama insana hiçbir fayda sağlamıyordu; kötü bir kurguyla ve pek de iyi olmayan karakterlerle oluşturmuştu romanını. Biçimde de büyük hataları olan romanın sonunda Karabibik'in ''baştan çıkıp kadına atılması'' gülünç ve romana yakışmayan bir sondu. Zehra'daysa Nabizade Nâzım, kıskanç bir kadının başından geçenleri anlatıyormuş gibi görünüyor ama aslında anlatmıyor. Kıskanç bir kadının kocasının başından geçenleri daha çok anlatıyor. Romanın ismi ''Zehra'' olmasına rağmen %70'inde Zehra'nın kocası Suphi'nin başından geçenleri anlatıyor. Romanın başında Nabizade Nâẑım Zehra'yı ve Suphi'yi betimler. ''İyi eğitim görmüş, yakışıklı'' olan Suphi, ''kıskanç ve hırçın'' olan Zehra'ya âşık olur. Zehra'nın neden kıskanç olduğunun ayrıntılı açıklaması romanda yoktur; aynı şekilde, Suphi'nin de neden kadın düşkünü olduğu da belirtilmez. Roman boyunca bunlar ortada kalır ve herkes akışta sürüklenir. Nabizade Nâzım'ın paragraflar arası geçişi de iyi değildir, örneğin bir paragrafta Zehra'nın babasının nasıl evlendiğini açıklarken, diğer paragrafta hemen Zehra'nın kişiliğini konu eder. ''Yirmi yaşındayken genç bir kızla evlenmiş ve bu birleşme Zehra'yı meydana getirmiştir. Zehra çocukluğundan beri oldukça kıskançtı. Hele kendisinden iki sene sonra doğan Bedri'yi o kadar kıskanırdı ki birkaç kere çocuğu neredeyse boğmak, kafasını ezmek gibi acımasızca hareketlere kalkışmıştır.'' (s. 9) ''Bir anda âşık olan'' çiftler evlenir. Evliliklerinin ilk dönemleri çok hoş geçer. Bu ilk dönemden sonra Suphi'nin annesi Münire eve bir cariye getirir. Cariye ''Sırrıcemal'' adında, çok güzel bir kadındır. Tüm olaylar da bundan sonra gelişir. Suphi bir anda Sırrıcemal arzusuyla dolar ve Zehra da onu kıskanır. Suphi,
ZehraNabizade Nazım · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202415,3bin okunma
Puan vermedi·178 syf.··
2024 20. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 07 Temmuz 2024 22:46
Uzun zamandır modern klasikler okuyordum fakat rafta kapak tasarımı ile gözüme çarpan Türk klasiğinin önemli eserlerinden olan Zehra kitabını inceleyeceğiz. Başladıktan birkaç saat sonra bitirdim akıcı anlatımı ve hikayenin sürükleyici olması beni çok etkiledi. karakterlerimiz Zehra, Suphi ve Sırrıcemal… Zehra küçük yaşlardan itibaren kişilik olarak kıskanç ve öfkeli bir kız çocuğuydu. Babası kızının bu huyundan çok korkar ve sonunun kötü olmaması için dualar ederdi. Zehra’nın babasının yanında çalışan Suphi aralarında geçen sohbetler ile Zehra’yı hiç görmeden babasının anlatımıyla sevmeye başlamıştır. Zehra’yı görür ve gördüğü anda duyguları kendini ele vermeye başlar. Zehra da onu görmüştür ve bu hisler tek taraflı değil karşılıklıdır. Bu iki genç aşık sürekli birbirlerini düşünürler fakat dile getirmenin bir yolunu bulamazlar ama babası bu durumu fark eder ve birliktelikleri için ilk adım atmaya karar verir. Bu ilk adım iki genç içinde mutlulukla sonlanır. Zehra ve Suphi’nin aşkı gün geçtikçe büyür ve bu durum uzun bir süre devam eder, güzel bir balayı bu aşkı iyice beslemiştir. Ama aksilik peşlerini bırakmaz. Zehra evlendikten sonra huylarını değiştirmiş geçmişin aksine çok daha iyi huylu hale gelmiştir. Suphi’nin annesi yaşadıkları eve bir hizmetli almaya karar verir. Bu hizmetli hem karakteri ile hem de güzelliği ile dile destan Sırrıcemal’dir. Zehra‘nın eski kötü huyları kıskançlık içinde geri gelmeye başlamıştır. Bu durum ikilinin ilişkisini kötü etkilemeye başlamıştır. Sürekli tartışma, kötü sözler ve asık yüz ile Suphiyi kendinden uzaklaştırmıştır. Zehra’nın bu huylari suphi kötü etkilemiş ve onun SırrıCemal’den hoşlanmasını sağlamıştır. Ve zamanla yasak aşk başlamıştır ne kadar Zehra’dan saklamaya çalışsalar da SırrıCemal’in hamile kalması ile Zehra
ZehraNabizade Nazım · Koridor Yayıncılık · 202315,3bin okunma
8/10
·130 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2026 17:50
Bir insanın kendi duygularına yenilmesinin trajik hikâyesidir bu eser. Bu romanda aşk, alıştığımız gibi huzur veren bir duygu değildir. Çünkü aşk, eğer güvenle beslenmezse, insanın içini kemiren bir korkuya dönüşebilir. Okurken kendinize şu soruyu sormadan geçemiyorsunuz. Bir insanı bu kadar çok sevmek, aslında onu sevmek midir yoksa kendine zarar vermek mi ? Romanın genel duygusu yoğun bir hüzünle kaplıdır. Baştan sona bir iç daralması ve yaklaşan felaket hissi vardır. Bu yönüyle eser, romantik olduğu kadar yıkıcı bir aşk hikâyesidir. Ama belki de eserin en vurucu tarafı tam da budur: Bazen insan, en çok sevdiği şeyi kendi elleriyle yok eder. Umut dolu kitaplara, keyifli okumalar...
ZehraNabizade Nazım · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202415,3bin okunma
5/10
·208 syf.··
2023 9. kitabı
İlk Türk psikolojik roman denemesi olduğu için okuma gereği duydum.Yazarın anlatımı sade ve akıcı ama fazla basit geldi belki de ilk örneğini oluşturduğu için böyledir.okurken sanki entrika dolu, senaryosu basit ve klişe bir dizi izliyormuş hissiyatına kapıldım. Ayrıca kitapta nedense bir kadının kıskançlığı üzerinde durulmuş ve verilmek istenen mesajda daha çok bu konu üzerinde yapılmış.Ama bir erkeğin eşi varken başkasına aşık olabileceği ve başka biriyle ilişki yaşamasını sanki çok olağan bir şeymiş gibi anlatılmış. Ve adam işini, itibarını gözü sürekli dışarıda olduğu için kaybederken sanki bunu sadece kadının eşinden intikam almak için yaptığı oyunların sonucuymuş gibi gösterilmiş.yazar karakterleri üzerinde psikolojik tahlil yaparak anlatmış kitabı ama bunu bence yanlış yapmış.bir kadının duygularını eksik ve hatalı yansıtmış.keşke kadın kıskançlığı üzerinde kafa yormak yerine bir erkeğin neden sürekli başka kadınlara yönelme isteğine kafa yorsaymış. İlk psikolojik roman denemesi olduğu için okunabilir ama onun dışında pek beğenmedim.
ZehraNabizade Nazım · İskele Yayıncılık · 201815,3bin okunma

Yazar Hakkında

Nabizade NazımYazar · 12 kitap
Nabizâde Nâzım (d. 1862 (?) - ö. 6 Ağustos 1893) Tanzimat dönemi Osmanlı-Türk yazarıdır. Şiir, anı, hikaye, roman türlerinde ve bilimsel konularda eserler veren Nabizade Nazım, ilk Türkçe gerçekçi köy romanı olarak kabul edilen Karabibik'in ve Türk edebiyatındaki ilk psikolojik roman denemesi olan Zehra'nın yazarıdır. Nabizâde Nâzım 1862 yılında İstanbul'da, Nişantaşı'nda dünyaya geldi. Tam adı Ahmet Nazım idi. Babası Nabi Efendi'yi ve annesini genç yaşta kaybetti. Ninesi tarafından büyütüldü. 'Yadigarlarım' adlı yapıtında anlattığı anılarından öğrenildiğine göre mutsuz bir çocukluk geçirdi. İlköğrenimini Tophane Mahalle Mektebi'nde tamamladıktan sonra önce Fevziye Rüştiyesi'nde sonra Beşiktaş Askeri Rüştiyesi'nde öğrenim gördü. Okulun İdadi (lise) bölümünü de bitirdikten sonra yüksek öğrenimini Mühendishane-i Berri-i Hümayun (Kara Askeri Mühendis Okulu)'da yaptı. 1884'te topçu mülazım-ı sanisi (topçu üsteğmen) olarak mezun oldu. Öğrenimine Mekteb-i Harbiye-i Şahane (Genel Kurmay Okulu)'da devam etti. İlk yazısını henüz öğrenci olduğu 1880 yılında Vakit Gazetesi’nde A.Nazım imzasıyla yayımlandı. Bu yazı, “Esaret” başlıklı bir denemedir. Öğrencilik ve askerlik yaşamının devam ettiği 1880-1890 yıllarını aynı zamanda çok verimli bir yazım adamı olarak geçirdi. Çok başarılı bir öğrenci olan Nabizade Nazım, 1886'da Erkan-ı Harbiye (genelkurmay) yüzbaşısı olarak mezun olduktan sonra kendi okulunda askeri öğretmenlik yaptı; yüksek cebir, istihkam ve topoğrafya dersleri verdi. Keşif ve araştırma yapmak üzere iki yıl Suriye'de görev yaptı. 1890'da İstanbul'a döndü. O yıl, ilk Türkçe gerçekçi köy romanı olan Karabibik adlı eserini yayımladı. 1891'de çıkmaya başlayan ve o günlerde bir bilim dergisi niteliği taşıyan Servet-i Fünun Dergisinin ilk yazarlarından birisi oldu. İstanbul'a dönüşünden bir süre sonra sevdiği kızla evlendi ancak mutlu bir evlilik yaşamı olmadı. Evlendikten kısa bir süre sonra kemik veremi hastalığına yakalandı. Haydarpaşa Hastanesi'nde iki yıl kadar tedavi gördü ama iyileşemedi; 6 Ağustos 1893'te öldü ve Üsküdar'da Miskinler Tekkesi yakınındaki mezarlıkta toprağa verildi. Edebî hayatı Nabizade Nazım, daha çok romantizm etkiler taşıyan şiirlerini bilimsel konuları işleyen makalelerini, öykülerini Hazine-i Evrak, Mir'at-i Aem , Rehber-i Fünun, Afak, Berk, Manzara gibi dergilerle Tercüman-ı Hakikat, Servet, Mürüvvet gibi gazetelerde yayımlamıştır. Şiirlerinde ölüm, tabiat, tanrı gibi temleri işledi. Şiirde çok başarılı olduğu söylenemez. Zaten kendisi de bunlara "Heves Ettim" adını vermiştir. 1890 yılında yayımlanan 'Karabibik' adlı uzun hikâye denilebilecek romanı, edebiyatımızda ilk köy romanı olma özelliğini taşır, kendisinin 'hakikiyyun' dediği realist bir eserdir. 'Zehra' (1896) romanı ise bir psikolojik roman denemesidir. Bu romanda Şehzadebaşı tiyatrolarının tulumbacı kahvelerini, kadın kavgalarını gerçekçi bir görüşle aktarmıştır. Eser, bir psikolojik roman kabul edilmez ama Türk edebiyatında psikoloji öğelerinin kullanıldığı ilk roman kabul edilir.