İdrak ettiğimiz gerçeklik, biyolojik gözlerimizin çözünürlüğüne mi mahkûm sence? Ötesi yok mu diyorsun?
Göz kapaklarının ardında kocaman bir karanlık var ve biz o karanlığa kibirle "yok" diyoruz. Oysa evren, göremediğimiz dalga boylarında konuşuyor.
Kalbin sezgisi, zihnin hayali, ruhun ürpertisi... Bunlar da birer duyu organı değil mi? Mikroskop altına sığmayan, teleskopla erişilmeyen âlemler, sadece bakmadığın için kaybolmuyor. Göz yumduğun her hakikat, yok olmuyor, sadece senin dünyandan eksiliyor.
Peki ya perdeyi aralarsan? Belki de gerçek dediğin şey, gördüğünün binde biri bile değildir.
___ /Güven Taşdemir