Aşık, sureti görür. Sevdalı, ifadeyi.
Aşk, “ben” demektir; sevmek, “sen”.
Aşk bencildir; sevgi sencil, bizcil.
Aşk hevestir, sevda hane.
Aşk gürültüdür: hep konuşur, yaralar, yorar.
Ya sevmek? Sessizdir; dinler, susar, merhemdir.
Aşkın kulağı, sevdanın dili yoktur.
İki aşığın yahut aşıkla sevdalının hikâyesi, süreci ağlayarak, sonucu ayrılarak bitirir.
Üçte bir ihtimalle iki taraf da severse, işte o zaman kor alevde yanmayı dahi, cennetin bir parçası sanırlar.