İlk düğme 1.000 sene önce yanlış iliklenince Cehalet ve Bağnazlık DNA'mıza kodlandı. O günden beri Türk'e huzur yok. ♛hakan♞kutlu♛
Duygu ve Düşünce
Bir insanın yaşadığı ve yaşayacağı ömür taş çatlasın 60 sene nadiren 100 seneyi bulur ve bu ömür çizgisi boyunca insan insanı niye üzer niye yok sayar ve niye kayıp etmek için herşeyi dener anlamıyorum hafız sevmek varken aşık olmak varken mutlu ve huzurlu olmak varken neden kayıp etmek ister anlayamıyorum hafız Biri size beni ne kadar seviyorsun dediğinde bir serçenin göz yaşı kadar seviyorum diyin çünkü serçe göz yaşı dökünce ölür. Bende seni bir serçenin göz yaşı kadar sevdim çünkü Mehmet Emin Güzel
İnsan ve Duygular
Reklam
Şimdi tüm sene evimi, beni kullanıp da onca şeyi saydırdığı son hafta sonunda bana tek kelime yazmayıp bilerek tatil öncesi kazıgını atıp, tanımadığı kadınlardan medet umduğunu fake hesabını başına çalsın. Terbiyesiz. Allahından bulsun. Terbiyesiz.
Babalar Günün Kutlu Olsun Baba
Önceden çok kınardım. Bırakın millet anneler gününü babalar gününü kutlasın birlikte resimlerini paylaşsın diye. Biliyor musun baba şimdi anlıyorum durumu. O zamanlar çok cahilce düşünmüşüm kiminin kanadı kırık kiminin yüreği buruk olabiliyormuş. Telefonuma bakmak istemiyorum kaç gündür. Çiçeksepeti bildirim gönderiyor Babalar Günü geldi diye 🥺 Hayallerimizi yarım bıraktın. Niye acele ettin ki sen. Çok mu yordum seni. Benim bu sene kendime de sana da bir sözüm var. Seneye baba olup da geleceğim koca çınarım yanına. Seninle yarım bıraktığım hayali oğlumla gerçekleştireceğim. Kızlarımla gerçekleştireceğim. Mustafa Çınar 💙 Suelnur 💛 Mevsim 💚
Alıntı
Gerçekten hiç beklemezdim. Bu kadar şeyi söyleyip sevdiği namuslu kadınlarının eteğinin altından sinsice izleyip hiç oralı olmamasını... Yazıklar olsun. Tüm sene verdiğim emeklere sürekli güldürmeye çabalarıma yazıklar olsun. Aşırılık yapmadım diye insan yerine koyulmadım yazıklar olsun. Allahından bulsun. Terbiyesiz.
Babalar günün kutlu olsun, çocuk...
Senden özür dilerim çocuk... Bu hayatta en çok seni sevmem gerektiğini çok kez unuttum çünkü. Sen geçmişin çıkmazında karanlıktan duvarlara çarparken, ben hep bir yerlere yetişme telâşındaydım. Seni çok unuttum bu hayatın içinde. Oysa nasıl zengindi senin dünyan, bakıp da feyz alamadım, kırılgan yanlarını anlayamadım, kaygılarını tanıyamadım. İkimiz de bir öğrenilmiş çaresizlik girdabında, kaybettik birbirimizi. Bilmem kaç yıllar sonra rüyama geldiğinde, ilkin tanıyamadım seni. Ellerimden tutup bir balkona çıkarmıştın hoplaya zıplaya. Sonra da beni o balkondan aşağı ittin ve ben de düşmemek için sana sarıldım can havliyle. O zaman beni geri çektin, o çelimsiz halinden beklenmeyecek bir kuvvetle ve salona yuvarlandık birlikte. Belli ki hoşuna gitmişti bu oyun, uzunca bir müddet kıkır kıkır güldün bana bakıp. O zaman göz göze geldik ilk kez ve o saniye tanıdım seni. "Ama sen, bensin!" demiştim sıçrayarak uyanmadan hemen önce. Uzun yıllar geçti ve ben bu rüyayı hiç unutmadım. Suya anlattım, taşa-toprağa anlattım, kuşlara bile anlattım zaman içinde... En son saklambaç oynadığın yerde kayboldun biliyorum. Mahallede çömlek patladı ama seni kimse bulamadı saklandığın yerde... "Elma" dediğimde de çıkmadın hem. Neredeydin çocuk? Hangi yollardan geçtin bunca sene? Neden korktun o fotoğrafçıya poz verirken bu kadar? Biliyor musun çocuk? Ne çocuk kalabildim, ne de büyüyebildim geçen bunca zamanda... Laf aramızda, hiçbir zaman bu çağa da ait olamadım. Ağız dolusu gülmek desen, kim kaybetmiş ki biz bulalım? Hıçkıra hıçkıra ağlamak istesem; "Hiç yakışıyor muydu, bana çocuk gibi ağlamak?" Oysa hepsi bizi biz yapan tepkiler değil miydi? İçimde bir enkazın içinden çıkardım seni sağ salim. Yıllar geçti, sen yine de yaşıyordun. Kendine bambaşka bir evren yaratmıştın küllerinden yıllar
Reklam
Reklam