Onlarda yüksek ideallere rastlanmaz. En büyük istekleri devlet dairesinde birer koltuktur. Onlar bu suretle geleceği olmayan ve para verilen bir devlet memuru sandalyesinde, bir saat gibi muntazam çalışarak, fakat hareket etmek ve iyi yaşamak şerefinden mahrum olarak, kısır bir uğraş içerisinde akıllarını körelterek ve uzak ufuklara karşı, yüksek gayelere doğru bir özlem duymadan ömürlerini çürütürler.
Sırtım ağrı Dağı'na, yüzüm İran'a çevrili. Ne garip! Burada Türk bayrağı, orada İran bayrağı. Bu toprakları şu dikenli teller mi ayırıyor? Oysa şu ağacın kökü bu tarafta, dalları öbür tarafa sarkmış, ağacın umrunda değil.