Sırtım ağrı Dağı'na, yüzüm İran'a çevrili. Ne garip! Burada Türk bayrağı, orada İran bayrağı. Bu toprakları şu dikenli teller mi ayırıyor? Oysa şu ağacın kökü bu tarafta, dalları öbür tarafa sarkmış, ağacın umrunda değil.
Radyoya dokunuyor ve Kerbelâ ağıtlarından biri, aynı anda yüreğime inen yumrukların gümbürtüsü eşliğinde yükseliyor. Ben bu sesi tanıyorum İran bir yas ülkesi ve bu yası tamamlamaya henüz kimse gelmedi.