Serideki devrim, tufan gibi ögeler, Noah ismine atıf, her nedense zihnimde yıllar önce izledigim dünyanın en iyi dizilerinden biri olduğunu düşundüğüm Fringe dizisini canlandirdi. Orda da dahi ve teknolojiyle kendi hayal dunyalarında dunyayı sekillendirmeye calisan bir bilim grubu vardı. Bir çok bilimsel olay. Tufan tarzı bir plan ile sıfırlama olacaktı vb. Burda paralel evrenler ya da sıfırlama yok ancak yapay zekanın erisebileceği son noktaları ve gelecegin dunyasının bir küçuk önizlemesi gibi sonlara dogru distopik bir hava seziliyor.
Ancak korkutucu olan taraf şu ki; anlatılan teknolojik yetiler, hızla gerçekte de hayatımıza dahil oluyor.
Simulasyon teknolojisi, gerçekçi simülatif yaşamlar. 3 Cisim Probleminde de buna benzer bir tema vardı.
Yazarın dili her zamanki gibi akıcı ve kendisi merak uyandırarak, en sıkıcı olabilecek bilimsel bilgileri keyifle sunuyor. Heyecanla bir bilim kurgu filmi okumuş gibiyim. Bu tarz alengirli ve bol verili okumaları sevmeyenleri sıkabilir, ozellikle bu 3. Kitap. Ama tam okunmalık ve kutuphanede güzel bir yeri hak eden serilerden.
Ve son olarak Bir gün bu serinin dizi olarak çekilmesini cok isteyenlerdenim. Umarım gerçekleşir.
Yeteri kadar uzun süre bir seylere kandırılmış inandırılmışsan, sisteme bağımlı hale gelirsin. Bu aldatmacanın kanıtlarını reddedersin. Gerçeğe değil ,sana sunulana inanırsın körü körüne. Öylesine sıkı sıkı sarılırsin ki, bağımlısı olduğu sahte hayata, her şeyin bir yalandan ibaret olduğunu itiraf etmek, sana acı verir. Bu acıya katlanmak istemezsin.