9/10
·524 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
Füsun'um güzelim,prensesim seni ilk gördüğümde o aşkımızın sadece bedenden bedene geçtiğini düşünürdüm.Ama senin aşkın beni körükledi ve cidden almamam gereken riskleri almam gerektiğini öğretti.Sana kolay yalan söyledim çoğu zaman ama o kadarda çok sevdim seni o bana sarılışın gözlerini kapattığında hayallere dalışın beni ayrı yerlere götürdü sana çok zalim davrandım seni neredeyse 9 yıl bekledim bana geri dönmen için beni geri sahiplenmen için o 2 ile 4 arasındaki geçirdiğimiz zamanı o güzel dudaklarını çok özlemiştim yanındaydım ama dokunamıyordum görüyordum ama sevemiyordum sen bana dargın ve küskündün verdiğim sözleri tutamamıştım seni kendime aşık edip yataklara düşürdüm ve olmaman gereken biri ile olmanı sağladım.Çok kararlıydın ve hevesin çok hızlı kırılıyordu güzelim ama istediğin yapıldığında hemende ikna oluyordun hırslıydın.Senden eşyaları sakladım senin dokunduğun,senin dudağına deydirdiğin kaşığı,giydiğin ayakkabıyı,içtiğin gazozu,yediğin helvayı,içtiğin ucu kırmızı sigara izmaritini hepsini birbir sakladım. Merhamet apartmanında hepsini dizdim ve orası senin ve senden aldığım,senin dokunduğun bana seni hatırlatan herşey vardı.Anıların artık benle ama anıları kazanayım derken seni kaybettim ben beklediğim aşk’ı ben beklediğim bal dudakları güzel vücudu kaybettim herşey için özür dilerim Füsun’um…
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,4bin okunma
Kitap özeti ve yorumudur SPOİLER!!
6/10
·320 syf.··
2026 26. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 15:00
Ruhun Yakayışı serisinin ilk kitabını açıkçası hiç sevmemiştim. Hatta okuduğumda birçok şeyi anlamadığımı bile söyleyebilirim. Buna rağmen seriye bir şans daha vermek istedim çünkü çok fazla sevilen ve önerilen bir seriydi. İkinci kitap, ilk kitaba göre kesinlikle daha iyiydi. Peki çok mu iyiydi? Hayır. Okunmasa da olur muydu? Bence evet. Ancak yine de ilk kitaptan daha başarılı olduğunu düşünüyorum. Üstelik sadece konu açısından değil, yazarın yazım dili açısından da geliştiğini hissettim. Anlatım daha akıcıydı ve okuması ilk kitaba göre daha rahattı. İlk kitabın sonunda Santiago'nun zehirlenmesiyle olaylar yarım kalmıştı. Ivy, onu kimin zehirlediğini biliyor olmasına rağmen Santiago kitap boyunca onu asla dinlemiyor. Sürekli olarak kendisini açıklamaya çalışıyor, onu zehirleyen kişinin kendisi olmadığını ve olayın arkasında başka şeyler olduğunu anlatmaya çalışıyor. Ancak Santiago hiçbir şekilde ona inanmıyor. Açıkçası bu durum beni oldukça sinirlendirdi. Kitap boyunca Ivy sürekli kendini aklamaya çalışırken Santiago'nun hiçbir şeyi anlamaması bana oldukça mantıksız geldi. Güçlü, zeki ve her şeyi kontrol eden biri olarak anlatılan bir karakterin bu kadar kör olması zaman zaman sabrımı zorladı. Kitabın büyük bir kısmında çok fazla olay yaşandığını söyleyemem. Daha çok Santiago ve Ivy arasındaki konuşmaları, Ivy'nin kendisini savunma çabalarını ve Santiago'nun buna karşı direnmesini okuyoruz. Bu nedenle bazı bölümler bana oldukça uzun geldi. Ancak kitabın sonlarına doğru olaylar hareketlenmeye başlıyor. Ivy hamile kalıyor. Açıkçası kitap boyunca bunun için ne kadar uğraştıklarını gördüğümüz için bu gelişme çok da şaşırtıcı olmadı. Bu süreçte Santiago, Ivy'yi kaybetmeye başladığını fark ediyor ve yavaş yavaş ona karşı olan tavrını değiştirmeye başlıyor. Sürekli
Günahın SilinişiA. Zavarelli · Prime Kitap · 2025198 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Travması Olanlar Okumasın ya da Okusun
10/10
·272 syf.··
2026 34. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 22:36
Çocukluğunuza inelim… Bir insan kendisinin psikoloğu olabilir mi? En incindiği yaşına, otuz yedi yıl öncesine gidip, sekiz yaşındaki kendisine “merak etme, her şey düzelecek, üzülme” diyebilir mi? Kendi kendisinin teselli edeni olabilir mi? Hangimiz kendi çocukluğumuza sarılıp onu teselli etmedik ki? Ve yalnızlık duygusu… terk edilme korkusu… Tüm bağımız annemizle başlar, bir kordon ile bağlanırız ona sonra dünyaya gelir sütünü içerek hayatta kalırız… Annemiz bizim güvendiğimiz yegane varlık… Ya bir gün bizi küçücük yaşımızda terk etme duygusuyla baş başa bırakırsa… Kaç yaşına gelirseniz gelin, hangi travmalarınızın üstünü örtüp unutmaya çalışırsanız çalışın bir gün hiç beklemediğiniz bir yerden o size kendini gösterecektir ve ona “beni rahat bırak, seni pislik” deme gücünü kendimizde görebilme dileğiyle… Keyifli okumalar…
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20261,059 okunma
Hesaplaşma -Caroline Peckham &Susanne Valenti
9/10
·600 syf.··
Beğendi
·
2026 48. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 21:14
Solaria için mavi kraliyet demektir. Benim içinse mavi sen demek. Bir sürü kişi seni istememem gerektiğini söyleyecek. Ama sırf benim olman için tüm dünyayı yakıp kül etmeye hazırım. Spoiler içerir!!! Zodyak akademi serisinin üçüncü kitabında akademide birinci sınıflar için cehennem haftası başlamıştı. Bu cehennem haftasında üst sınıflar istedikleri her zorbalama olayını birinci sınıflar üzerinde rahatlıkla yapabiliyorlar. Bu haftayı Vega ikizlerinin atlatmasının yolu ise dört element sınavından geçtikten sonra hesaplaşmadan da sağ salim geçmeleriydi. Kitap o kadar güzel akıcı bir şekilde okudum ki bayıldım. Darcy ve Orion'un arasında bir şeyler yaşanıyor ve aralarındaki bağ daha da güçleniyor. Tory'nin ise Darius ile olan düşmandan aşka duyguları okurken çok fazla hissettim. Birbirlerinden nefret etmeleri ama bir yandan da birbirlerine çekilmeleri iyiydi. Caleb ise bu kitapta favori karakterlerimden biri oldu. Tory'ye olan sadakati ve onu koruması güzeldi. Ama bir yerden sonra yine varislere uyarak aptalca hareketlerde bulundu. O sahneleri okurken hem Caleb'a hem de Darius'a çok sinir oldum.Seth ve Max'i hala daha sevemedim. Kızların varislerin aptalca sözlerine rağmen gittikçe güçlenmelerini çok sevdim. Özellikle her sınavda birbirlerinin yanında olmaları ve o sınavlarda yaptıkları hamleleri okumak hoşuma gitti. Kitabın sonu yine öyle bir yerde bitti ki, heyecanla dördüncü kitabı bekliyorum. Lionel ve Stella en sevmediğim karakterler arasında yerini aldı. Büyük ihtimalle kızların ailesine de zarar veren kişilerin bu ikisi çıkacağını düşünüyorum. Bir insanın çocuklarını güç uğruna bu kadar kolay gözden çıkarması berbat bir olay. Yaşanan bir olaydan dolayı kızların zümresinin ne olduğunu öğreniyoruz. Dördüncü kitapta kızlar daha da güçlenerek intikam alacaklarını
1000Kitap
HesaplaşmaSusanne Valenti · Olimpos Yayınları · 2026111 okunma
Sevilmek için mükemmel olmak zorunda değilsin Mira.
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 183. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 19:50
Kırılabilirsin, yorulabilirsin, bazen hiçbir şey yapmak istemeyebilirsin. Ve bu, seni eksik yapmaz. İnsan olmak demek, bazen korkmak demektir. Ama önemli olan, korkunun seni durdurmasına izin vermemek. Yaşadıkların için kendini affet Mira. Hatalarınla, kırgınlıklarınla, korkularınla, eksiklerinle kendini sev. Kimsenin seni seçmesini bekleme. Kendi yolunu kendin seç. Kimsenin sana sevgi vermesini bekleme. Önce kendine sevgi ver. Kimsenin sana değer biçmesini bekleme. Sen zaten değerlisin.Gerçek özgürlük, kendini affettiğin gün başlar. Ve işte o gün, bugün...
Alıntı
Beni En Çok Ben İncittimBegüm Canova · Ceres Yayınları · 202514 okunma
Puan vermedi·131 syf.··
2026 22. kitabı
"Düşünüyorum da aşk sözcüğünü de biraz eksik buluyorum şu senle ben arasındaki ilişkiye. Daha büyük, daha sağlam bu bizimki. Aşk onun içinde sadece bir kısım galiba. Ötesinde aşkla birlikte, ama yer yer, zaman zaman onu aşan başa duygular, başka esirlikler, başka baş dönmeleride var bizde. Seni seviyorum ve senin için her şeyim. Beni seviyorsun ve benim için her şeysin. Bir insan için şu kısa hayatta bundan daha büyük ne olabilir ki. Acaba Memnun Leyla'yı elde edip onunla evlenseydi, Ferhat Şirin'e kavuşsaydı, aradan bu kadar yıl geçtikten sonra bizim birbirimize olduğumuz gibi tutkun olabilir miydi? Yangın olabilir miydi? Sen ne dersin buna? Beklemek sanırım sadece Cemal Süreya'nın kaleinen güzel gelebilir, sevgi sadece Cemal Süreya'nın kaleminden bu kadar güzel sızabilirdi yüreğimize. "İyi ki okumuşum!" dedim kitabı bitirdikten sonra kendime. İnanın herkesin en azından bir kere okuması gereken bir kitap. Kısa ve öz.
On Üç Günün MektuplarıCemal Süreya · Yapı Kredi Yayınları · 20175,6bin okunma