Oldurmaya çalışma olacak olan zaten senindir. Hayatta her şeyin bir zamanı vardır. Bazen ne kadar çabalarsak çabalayalım bazı şeyler bir türlü yoluna girmez. Ne insanları zorla yanımızda tutabiliriz ne de hayatı elimizdeki plana uydurabiliriz. Çünkü bazı şeyler zorlayarak değil bırakınca olur. İçten gelen çaba kıymetlidir ama fazlası bazen baskıya dönüşür. Bir şeyin olması için kendini yıpratmak sonucu değiştirmez ve sadece seni yorar. Takıntı kontrol etme arzusu ve sürekli bir şeylerin peşinden koşma hali insanı kendi merkezinden uzaklaştırır. Oysa gerçek huzur elinden geleni yaptıktan sonra olanı olduğu gibi kabul edebilmekte gizlidir. Hayatta herkesin ve her şeyin bir yeri bir zamanı ve bir nedeni vardır. Sen iyi niyetle emek verdiysen gerisi artık senin değil. Beklentiyi, zorlama çabasını, ya olmazsa? korkusunu bırak. Çünkü olacak olan sen peşinden koşsan da koşmasan da seni bulur. Olmayacak olansa ne yaparsan yap elinden kayar. Kovaladığın şeyler kaçabilir ama senin olan seni mutlaka bulur. İnsanlar, fırsatlar, yollar… Hepsi zamanla yerine oturur. Önemli olan kendini yitirmeden yürümek ve ne olursa olsun içindeki dengeyi korumaktır. Kendine bir iyilik yap ve akışa güven. Fazla düşünme. Fazla isteme. Çünkü oldurmaya çalıştığın şey gerçekten senin olacaksa zaten seni bulur.
(Rüya) (Çocuk sürekli Lilithe şiir yazdığı için Lilith aşkına şiir yazmaya çalışıyor ancak bir türlü başarılı olamıyordu. Çocuk kapıyı aniden açtı ve) Çocuk: Aşkım! (Lilith irkilmedi) Alışmışız (Güldüler) Çocuk:Ne yapalım bugün İçmeye mi gitsek ne (Çocuk Lilithin elinde ki kalemi fark etti) Lilith:Canım bana hep şiir yazıyorsun diye bende denemek istedim Ama pek başarılı olamadım. Çocuk:E normal Lilith:Neden Çocuk: Ben sana şiir yazmıyorum ki Benim şiirim varlığındır senin - ben yalnızca en güzel şiirin(senin) şairinim sevgilim- Güzel Lilithim (Çocuk Lilithin ellerini tuttu) Güçlü Lilithim (Lilithin yeşil gözleri parladı ve çocuğa aşkıyla aniden öpücük verdi) Lilith:Sende benim şiirimsin Ve unutma sevgilim bırak şehvet safsatasını veya düzmece bağları Sen benim kanımdansın -Ebediyen- Bir gün sana en güzel şiiri yazacağım. Çocuk:En güzel de sensin Şiirde sensin O geceyi unuttun mu ? Lilith: Asla “İkisi de bir ağızdan” Lilith:Aşk senindir
Edebiyat
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bu vatan ya senindir ya kimsenin...
Alıntı
T A Ş Merhametsiz kalpleri sana benzetirler, Sana dilsiz, sana ruhsuz dediler. Hâlbuki senindir değirmendeki beste, Seninle ruhuna biçim verir heykeltıraş. Sana sürülür yüz, sana vurulur baş. Sen, milyonlarca yıl, milyonarca insanın taptığı taş… Sensin mehtabı süsleyen surlarla kemerlerle Çeşmeler kemerler senden yapılır. Senden yapılır Allah’a çıkan merdivenler Ve Namaz vakti Müslümanlara senden haykırılır. Allah sevmediği kullarını taş edermiş. Görmedim ama inanırım. Bir gün gelecek, gökten yağacaksın sanırım. Taşlardadır vefa, taşlarda ebediyet… Taştan başka tarihe ne bırakmış ki Medeniyet! İnsanoğlu taş olur, baş yarar Taşı üstüste kor yapar ve bir yandan yıkar Ve bir gün uzatılır boylu boyunca Musalla Taşına, Yine bir taş dikilir başına. İşte o taştır insanoğlundan bâkî... Üstünde bir tarih Bir Fatiha Ve bir de Huvel Bâkî…
—Allah (c.c)Hazretleri cümlemizi yarınları bugünlerinden hayırlı olan kullarından eylesin.Hayrı Allah'tan bekliyor ve ümid ediyoruz. Sen Rabbininsin, Rabbin de senindir, Senin dediğin olmaz,Rabbimizin dediği olur. Yapacağımız her hayırda O'ndan yardım beklemeliyiz. Dünya nimetlerinden kendimizi çekip kurtardığımız zaman , Rabbimiz"yapacağı hayırlı iş için Ben ,kuluma kolaylık veririm, onun için de sevabı bana ait" buyuruyor. Gönenli Mehmet Efendi Hz. (Balipaşa Camii) —
Din İslam
Antonio, "Tanrı'm, elbette hüküm senindir lakin babamı affedersen; onu kaynar kazana atmadan, mütemadiyen alev çıkaran tek ejderha ile tanıştırmadan cennete sokarsan; cennette hiçbir kötülüğün olmadığına beni inandıramazsın!" diye mırıldandı. Yerden bir çakıl taşı çalıp öptü. Avucundaki taşa, "Babamın kalbinden yumuşak olduğunu biliyor muydun ufaklık?" dedi. Niyazi Çetinkaya