Yeryüzünün ve göklerin Tanrı'sı adın kutsaldır.
Boşlukta bile senin istediğin olur.
Bize günlük ekmeğini ver.
Merhametinle bizi bizi bağışla ve birbirimizi bağışlayabilmemiz için bize güç ver.
Sana gelen yolda rehberimiz ol, karanlıkta bize elini uzat.
Çünkü hakimiyet senindir, sen bizim gücümüz ve amelimizsin.
O sakinlikte bile derinlerde bir hareket vardır. Hayatın ritmini anlamak, her anın senden aynı şeyi istemediğini fark etmektir. Bazı günler üretmek içindir, bazı günler dinlenmek için. Bazı sabahlar gülmek içindir, bazı akşamlar susmak için. Ve hepsi, bütünüyle senindir. O yüzden acele etme. Zaman senin düşmanın değil, yol arkadaşındır. Unutma: Bir ritim duyuyorsan hala hayattasın, hala hissediyorsun demektir. Ve bu bile yeterince güzel bir başlangıçtır.
Hayat acele etmez, sadece akar. Sen onunla yürümeyi öğren, savaşmayı değil. Zorlama, hızlanma, direnme. Her şey olması gerektiği anda sana gelir.
Bugün kendimi öldürdüm. 1937 yılında amansız bir kansere yakalandığımı öğrendim. Ve peşimi asla bırakmayan ölümün beni bulduğunu anladım. Ve ölümün karşısına dikilip ona şöyle dedim: "Bu savaş bitti." Sonra da şöyle dedim: "Zafer senindir." Ve ekledim: "Ama zamanına ben karar veririm." Ve ölüm beni öldürmeden ben kendimi öldürdüm.