Rabbin için günde bir saat bırakılır mı? Rabbin için günde bir saat bırakılır mı? Rabbin için! Bir saat istiyor ya. Patron günlük on saate bin lira verip ciğerini satın alır. Sen de rahat rahat satarsın! Ama namaza gelince ay kılamam vay kılamam!
Rekât başı bin lira verseydi Allah? Peki, sen Allah'a mı tapıyorsun yoksa paraya mı? Senin Rezzak'ın patronun mu yoksa Allah'ın mı?
Allah'ın dediğini yapmıyorsan ama patronun dediğini kusursuz yapıyorsan... Elini vicdanına koy, kime tapıyorsun? Zannediyorsun ki biraz yanıp çıkacaksın!
Şükürsüzüz ama... Hiçbir şeyden fedakârlık yok. Ama namaz? Namaz önemli değil bize.
Zaten Allah affeder! Allah Allah? Senin ortağın mı Allah? Hâşa! İstediğin zaman bas düğmeye affetsin... Hâşâ! Dinin ahlakına dahi uymaz! Ortak gibi nasıl konuşursun?
Bizim imanda problem var problem! Zafiyet var... Hastalık var... Virüs girmiş...
Görmüyor musun şeytan imanına talip işte? Görmemişiz ki! Anne Müslüman, baba Müslüman. Cami her yerde ama iş yerin kadar gitmiyorsun o camiye, neye yaradı? Neye yaradı soruyorum? Sanki Allah emretmiyor.
Bizim problemimiz iman zafiyetinde... Sebebiyse biz bu imanı kolay bulduk. Bize rahat geldi bu iman. Müslüman bir ülkedeyiz ne de olsa, sürekli ezanları duyuyoruz zaten değil mi?
Biz bir Uhud görmedik ki. Biz bir Bedir yaşamadık ki. Biz bir Okçular Tepesi'nde kalmanın önemini orada bizzat yaşamadık ki.
Savaş görmemiş çocuklarız, bir insan ne kadar çirkinleşebilir bunu anlayamayız. Cehennem nasıldır bunu anlayamayız. Başımıza gelmemiş.