Yani arada sırada birileri ölümü naklederse ancak hatırlıyoruz. Onun haricindeyse ölüm çok uzak, gayelerimiz farklı, uzaklaşıyoruz! Betondan demirden gaye mi olur? Ahir zaman çocuğuyuz. Ölümü de hatırlamasak neyi hatırlayacağız?
Ölüm bizim için bir yokluk olarak kötü bir şeymiş gibi geliyor değil mi? Neden biliyor musunuz? Çünkü bizim ölüme bakışımız yanlış. Sebebi ne? Sen "ölüm" dediğin hadiseyi magazinden öğrenirsen, Kur'an'ın bahsettiği ölümü öğrenmezsen böyle olur işte.
Bizde nasıl oluyor peki? Çok affedersiniz ama ölüm geldiğinde en son bir Allah'a isyan kalıyor. Yani hâşâ bir "Allah yanlış yapmış" demedikleri kalıyor. Deprem haberlerine baksanıza, "Şok şok şok! İnsanlar öldü! Kahroldular! Bittiler! Yok oldular!"
Bakın böyle bir deprem haberi mü'mince bir haber değildir. Ölümün hakikatini bilen adam böyle haber sunmaz! Der ki: "Bugün Erzincan'da 50'si 15 yaş altı olmak üzere 100 kişinin vefat ettiği bir deprem oldu. 50 tane 15 yaş altı genç kardeşimiz otomatikman cennete gittiğinden dolayı onları tebrik eder, ailelerine sabır diler ve cennette kavuşmalarını niyaz ederiz."
Diğer ölen 50 kişiden birçoğunun günahlarına bu deprem kefaret olurken, birçokları da şehitlik gibi bir mertebeye yükseldikleri için onları tebrik eder, ailelerinin de onlarla cennette olmalarını niyaz ederiz."
Soruyorum, bizim ölüm haberleriyle bunun hiç alakası var mı? Dini, televizyondan öğrenirsek durum böyle olur işte. En ufak şeyde bütün psikolojimiz alt üst olur. Neden? Çünkü öbür tarafı düşünerek hareket etmiyoruz. Ahiret için değil, kök saldığımız bu dünya için yaratıldığımızı düşünüyoruz. Problem var.