“Ne değer?" diye düşünüyorum ben. Bunca acıya, bunca kana, bunca ölüme ne değer? İnsan neden ve ne için bu kadar vazgeçer insanlığından ki? Yaşamak bu mu demek acaba? Ya da "koskoca dünyada bunca mal, bunca para, bunca ev, bunca yemek varken nasıl olur da bunca fakir, bunca aç, bunca evsiz ve bunca kimsesiz olur?" diyorum. Bölüşemez miydİk mesela? Bunca zulüm olmasa bu kadar ölüm olmasa yaşayamaz mıydık yani?
Gelişiyor ya da ilerliyor muyuz? Bu soruya çok net bir cevap veremiyorum ben. Zira ilerledik ya da geliştik derken bilmem kaç asır öncesinden daha geriye gitmişiz gibi gelmiyor da değil bana. Yani açıkçası kendi kendime de soruyorum bazen, bunca teknik, bunca yenilik, teknoloji bize iyi mi geldi ya da bize bunca kolaylık sunarken bizden neleri aldı? Hayret, gerçekten yaşamının büyük bir kısmı hayret.
Unutmanın bir kusur olduğunu düşünenler de var biliyorum.
Ama ben unutmak denen hâlin bir nimet olduğuna inananlardanım. Çünkü unutmak diye bir şey olmasaydı yaşamak denen ve zaten zor olan bu hal bir çileye dönerdi iyiden iyiye.