SENA ÇEVİK ོོོ ོ

SENA ÇEVİK ོོོ ོ
@sennacevik
Okuduklarımız ve gördüklerimiz de nasip meselesidir
Okul Öncesi Öğretmeni
Kbü
25 Haziran
347 okur puanı
Haziran 2022 tarihinde katıldı
Peygamber Efendimiz'in (s.a.s) ismini ulu orta zikretmemek, O'nun (s.a.s) ismi zikredildiğinde muhakkak ihtiram ifadeleriyle zikretmek, bize incelik, zarafet kazandırıyor. Fakat zaman içinde bazı insanlar inadına, ısrarla şöyle bir düşünceden hareket ediyorlar: "İslam'da ruhbanlık diye bir şey yok, o halde biz doğrudan isim de zikredebiliriz. Hz. Peygamber (s.a.s) demeyiz de ismiyle hitap ederiz.” gibi bir iddialaşma içine giriyorlar. O da bence o rikkatin, dikkatin kaybolmasına sebep oluyor Dini hayat biraz da alışkanlıklar, ritüeller üzerine kuruludur. O ritüeller insanı inceltir, zarifleştirir. Ritüel, hayrete açmaktır, kendini. Dış dünyanın size sunduklarına zihninizi, gönlünüzü bütün bereketiyle açmaktır. O ritüellerden uzaklaştığımız zaman, kendi nefsimizi eğitmekten de uzaklaşmış oluyoruz.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Modern uygarlık diye bir şey tutturmuşlar, modern Batı uygarlığı diye bir şey tutturmuşlar, onu bir günah keçisi ilan edip sürekli orayı dövüyorlar.
Puan vermedi·144 syf.·
151 günde okudu
·
2025 33. kitabı
M. Kemal Sayar
9.3/10 · 963 okunma
Allah'ın (c.c.) verdiği akıl çok mühim. Ama sınırı var. Sınırı kim belirliyor? Vahiy belirliyor. Bu çok mühim bir ayrımdır. Bunu görmek lazım. Ve bunu hayata rehber edinmek lazım. Dolayısıyla böyle baktığımız zaman hiçbir şey şaşırtıcı değil. Vahyin söylediği çıkıyor. Biz beşer olarak şundan dolayı şaşırıyoruz: beklemiyoruz, unutuyoruz, gaflet ediyoruz. Halbuki pekâlâ, olabiliyor.