SENA ÇEVİK ོོོ ོ

SENA ÇEVİK ོོོ ོ
@sennacevik
Okuduklarımız ve gördüklerimiz de nasip meselesidir
Okul Öncesi Öğretmeni
Kbü
25 Haziran
347 okur puanı
Haziran 2022 tarihinde katıldı
Şu etrafımda dolaşan turistler her biri dünyanın bir ucundan çıkıp da buralara kadar gelmişler adım adım her yerini inceliyorlardı bu şehrin. Ama biz İstanbul'u bilmiyorduk. Ve bence ihanet ediyorduk ecdadın emanetine? Ne olmuştu bize böyle? Bu hâle nasıl gelmiştik? Bu hâle nasıl getirilmiştik? Dedelerine söven torunlar olmuştuk, bunu ağzımızla söylemesek de her hâlimizle söylüyorduk.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
…Ve bu insanların çoğu yabancıydı, turistti. Buraları bizden daha fazla merak ediyordu onlar. Bizden daha fazla öğrenmek istiyorlardı. Oysa ben bütün ömrünü İstanbul'da geçirip de bir kez olsun Ayasofya'yı görmeyen, bir kez olsun Sultan Ahmet'e girmeyen, bir sabah namazını Eyüp Sultan'da kılmayan, İstanbul'da yaşayan ama İstanbul'da olmayan ne çok insan tanıdım.
Sayfa 141·Kitabı okudu
Konstantiniyye'nin ikinci kuşatılması, Hz. Peygamber'in hicretinin elli ikinci senesindeydi. Mihmandar-ı Nebi Ebu Eyyüb El-Ensari, Abdullah b. Abbas, Abdullah b. Zeyd hazretleri ve nice sahabe-i kiram ile elli bin Müslüman askeri gemilerle gelmişlerdi. Yedikule tarafında gemileri limana çekip kara tarafından kaleyi kuşatmışlardı. Altı ay kuşatmada şehir fethedilemeyip kış mevsimi de gelince "Fetihten vazgeçelim, geçmiş senenin üzerine fazlasıyla haraç alalım." diye karar verilmiş ve Bizans imparatoruna elçi göndermişler. O da bu teklifi kabul etmiştir. Bu sırada bazı sahabe-i kiram "Bari gelmişken şehre girip Ayasofya'da iki rekât namaz kılalım." diye kraldan izin alıp içlerinde Eyyüb el-Ensari ve daha nice sahabelerle Ayasofya'ya varmışlar. İkişer rekât hacet namazı kılıp "İlahi, İslam ibadetgahı eyle!" diye hayır dualar edip dört bir tarafı seyrederken papazlar ve rahipler halkı kışkırtmışlar. "Fırsat ganimettir, bunlar İslam komutanıdır. Aman vermeyip bunları kıralım." diye birlik olup İslam askerlerine "Gelin, şehrimizi gezin" diyerek Ayasofya civarından Ahırkapıya doğru götürürlerken binlerce Bizanslı dört bir yanı kuşatıp saldırmışlar ve Müslümanlar da kılıç çekip üç saat boyunca cenge tutuşmuşlardır. Pek çok kâfirin canını almışlar lakin çok da şehit vermişlerdir. İşte mihmandar-ı nebi Ebu Eyyüb el-Ensari de orada yaralanmış ve birkaç gün sonra da ruhunu teslim etmiş ve surlara yakın bir yere defnedilmiştir. İşte Ayasofya'nın içinde Eyyüb el-Ensari'nin namaz kıldığı yer Terler Direk'in kıble tarafıdır ki Eyyüb el-Ensari makamı diye bilinir. Bundan asırlar sonra Fatih Sultan Mehmed Han İstanbul'u muhasara edince yetmiş yedi büyük veli ile Eyyüb el- Ensari'nin kabrini aramıştır. Ve nihayetinde Akşemseddin: "Sultanım müjdeler olsun ki Eyyüb el-Ensari
Sayfa 137·Kitabı okudu
“Ve işte geldin sen ve inan ki belimi büken bir yükten azat oldum şimdi.”
Sayfa 133·Kitabı okudu
Ben kitaplarla yaşayan biriydim. Onlarla nefes alırdım, onlarla konuşur ve yalnızca onlarla anlaşırdım.
Sayfa 132·Kitabı okudu