Bu çalışma, dillerin de içinde bulunduğu çeşitliliği ortadan kaldırma ve türdeş toplumlar inşa etme girişimleri ile özdeşleşmiş olan ulus-devlet biçimini ve bu biçimin ortaya çıkış koşullarını milliyetçilik kuramları ışığında ele almıştır. Bu kapsamda uygulanan politikaların Kırmancca üzerindeki etkileri ise 'Kültürel Bellek' teorisi çerçevesinde tartışılmıştır. Bununla amaçlanan, dil kayıplarının çağımızın önemli bir sorunu olduğu, bunun dili konuşanlar için olduğu kadar dünya kültür hazinesi için de büyük bir kayıp olduğu gerçeğine dikkat çekerek farkındalık bilinci de bilincine katkıda bulunmak ve dile karşı uygulanan yasakçı politikaların ve sınırlamaların aynı zamanda bir insan hakları ihlali sorunu yarattığına dikkat çekmektir.
Nadire GÜNTAŞ ALDATMAZ
Nitekim ulus devletlerinin doğuşundan itibaren dillerin gelişimi, politikalarından doğrudan etkilenmiş, ulus devletler içinde hakim toplulukların dilleri gelişim olanakları bulabilirken, azınlıkta kalan, dışlanmış, S.Bauman'ın benzetmesi ile 'ayrık otu' muamelesi gören diller bilinçli bir şekilde yok edilmiş, en hafif anlamıyla gelişme olanakları çeşitli şekillerde kısıtlanarak yok olmaya terk edilmişlerdir.
yaşamı ölüm
diye anlatıyorlar size
yalanı gerçek diye.
ne leylakların
tomurundan
haberiniz var
ne önünüzden
kara bir tabut
gibi geçen geceden.
Behçet Aysan
#2Temmuz1993
unutmadık!
Bir arkadaşımın önerisi üzerine aldım. Arkadaşım çok ısrar ettiği için beklentimi yüksek tutmuştum. Beklentimin altında bir kitap oldu. Ama kesinlikle kötü bir kitap değil. Ülkemizde Akp- ve Mhp iktidarının ve onların medyasının analiz edilmesinde, yalan ve manipülasyonunun araç ve yöntemlerinin analizi için özellik genç nesil mutlaka okumalı. İktidarların gücü korumasındaki yalan ve manipülasyonun yeri anlayacağınız bir kitap.