“bütün pencerelerde bekleyen benim,
ve
o çalmayan bütün telefonlarda
aylardır konuşan da.
kabul.
bir kez daha yolda karşılaşalım
onunla da avunacağım.
adımı sesince duymaktan vazgeçtim,
sesini duysam, susacağım.
yel esiyor ama
değirmen dönmüyor.
kuraklık bu,
adın ekmeğe dönüşmüyor…”
Dinleri ve eğitimi, halkın “gönüllü başeğme” ideolojisi olarak kullanmanın örnekleri öteden beri çoktur. Eskiden din bu işe tek başına koşulurdu. Son 150-200 yıldır eğitiminde aynı işin aracı olarak kullanıldığını görüyoruz.