Bir savaşın ortasında, sevildiğini sanıp defalarca kendini buna inandıran, onun tarafından kendi evime kurşun sıkıldığını gördüğüm halde, kurşunlu duvarın arkasından ona çiçek uzatan bir kadının hikâyesiyim.
asla beraber olamayacağız
aynı evi
aynı teni
paylaşamayacağız
aynı masada oturmayacağız
hatta aynı şehirde bile oturmayacağız
belki bir gün son kez görüşeceğiz ikimiz de bunun son olduğundan habersiz
son kez el ele gezeceğiz belki de
son kez söyleyeceğiz
birbirimizi sevdiğimizi,
yine beraber planlar yapıp tutamayacağımız son sözleri vereceğiz birbirimize
ve elbette
yollarımız yine ayrılacak bir gün
sonra aramıza şehirler girecek
hiç karşılaşmayacağız
tesadüfler bile bir araya getiremeyecek
sonra da belki birimiz öleceğiz diğerimiz hiç bilmeyecek
o kadar,
bitti.