Bazı şeyleri gözardı etmek, olgunluk belirtisidir. Ama bunun bedeli kendinizi öfkeli, sıkıntılı ya da mutsuz hissetmeniz olacaksa, sessiz kalmak büyük bir hatadır. Bizim için önemli konularda tavır almayı başaramamamız, benliksizleşmemize yol açar.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Alice, bir yıl önce Denver’a taşınmış olmasına karşın evin bodrumundaki eşyalarını hâlâ almamış olan eski ev arkadaşına kızgındı.
Bodrumda yer boldu, ama Alice kişisel nedenlerden dolayı eşyaların bir an önce gitmesini istiyordu ve Denver’dan gelen bahaneler onu iyice öfkelendiriyordu. (“Şu anda bunu yaptıracak param yok.” “Eşyaları taşımak için hava çok soğuk.”) Alice uzun bir süre boyunca eski ev arkadaşına karşı aşırı yüklenen konumunda olmuş ve onu gerilimli durumlardan kurtarmıştı. Bu yüzden, şimdi olanlar onun için yeni bir şey değildi.
Alice, benim yönettiğim bir öfke grup çalışmasına katıldıktan sonra hevesle eve koştu ve eski ev arkadaşına şu mektubu yazdı:
Sevgili Leslie, Eşyalarının bodrumumda durması benim için korkunç bir sorun yaratıyor. Bu benim bencilce ya da mantıksız bir davranışım olabilir, ama nedeni ne olursa olsun, bu duruma daha fazla katlanamıyorum. Üç hafta içinde eşyalarını almazsan hepsini Salvation Army’ye1 vereceğim.
Özürlerimle, Alice Leslie eşyalarını almadı ve Alice hepsini Salvation Army’ye verdi.
Leslie’nin buna kızgınlık ve umutsuzlukla tepki vermesi karşısında ise suçluluk ve üzüntü duydu. Alice aslında yanlış bir şey yapmamıştı. Sorun, kendini huzurlu hissetmediği bir konumu çok çabuk belirleyip üstlenmesiydi. Katy’nin, yaşlı babasına karşı yeni sınırlar koyma mücadelesi (6. Bölüm), inanç ve değerlerimizle uyumlu, karşı adımlar geldiğinde huzursuzluk ya da suçluluk duymadan koruyabileceğimiz bir konum belirlemenin zaman ve çaba gerektiren bir uğraş olduğunu gösteriyor.