Alice

Unutmak insanı özgürleştirebilir bir yandan Bence unutmak için kendinize izin vermeli ve çoktan olup bitmiş şeyleri geride bırakmalısınız
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bir keresinde bana her şey yolunda olsa bile yazabilmeye devam etmem gerektiği söylenmişti ve bunu da alıştırma gerektirip gerektirmediğini merak ediyorum. sadece hava bedenim ya da zihnim karanlıkken yazıyorum. iyi şeyler düşünürken de yazabilmek istiyorum. o kadar yük karanlık ve aşırılıkla dolu olmaktan nefret ediyorum
Bugün her zaman olduğu gibi daha iyi olma yolundayım. "Zor zamanlar geçirdiğiniz ve dünyanın en zor şeyini yaşıyormuşsunuz gibi hissetmek çok doğal bu şekilde hissetmek bencilce de degil."
Suçlayıcı tutumum beni, öfkeli tepkimi anlamaktan alıkoyuyordu.
Karen, patronunun tepkilerini değiştirmeye ya da kontrolü altına almaya çalışmamalı (zaten bunu başarması da mümkün değil). Patronunun tepkilerinin kendisini kontrol etmesine de izin vermemeli. Patronunun söyleyeceklerini dinleyerek ve ardından kendi konumunu yeniden bildirerek, amacına doğru ilerlemeye devam edebilir. Arada bir kırık plak gibi konuşmak kötü bir şey değildir. Etkileşim sırasında Karen gözlerinin dolduğunu ya da duygularının yoğunlaştığını hissederse ne olacak? Karen bu durumda, kendini toparlamak için zaman isteyebilir ve şöyle diyebilir: “Kafamı toplamak için zamana ihtiyacım var. Bu işi konuşmak için başka bir zaman saptayalım.” Ya amiri, değerlendirmeyi değiştirmeyi reddederse? Karen bu aşamada, bir sonraki adımını düşünmeye başlayabilir. Değerlendirmeyi üçüncü bir tarafın incelemesini isteyebilir. Ya da patronuna, “Bu durum hoşuma gitmiyor, ama buna katlanabilirim,” diyebilir. Bir sonraki değerlendirmede “Üstün” kategorisine girmek için tam olarak ne yapması gerektiğini sorabilir. Karen öfkesiyle baş etmekte ne kadar ustalaşırsa ustalaşsın, patronunun fikrini değiştirmesi ya da adaletin tecelli etmesini sağlaması mümkün olmayabilir. Karen’ın yapabileceği şey, kendi konumunu bildirmek, seçeneklerinin farkına varmak ve kendi adına karar verme sorumluluğunu üstlenmektir. Karen patronuna karşı sakin ve açık davrandıkça, o da değerlendirmeyle ilgili kendi bakış açısı ve ne yapıp ne yapmayacağı konusunda açıklığa kavuşacaktır. Karen’ın böyle bir açıklığa ulaşmaktan kaçınmasının nedeni acaba, patronunu “iyi adam” imgesi içinde görmeyi sürdürmek istemesi olabilir mi? Karen’ın öyküsü, bilinçaltındaki yıkıcılık ve ayrılık korkularının, öfkemizi kendi adımıza yeni bir konum ya da eylem benimsemek amacıyla kullanmamızı nasıl engellediğini gösteriyor. Ama bazı