Hayat boştur. Ancak, kurtuluş da vardır. Demek istediğim, en başta, her şey bu kadar boş değildi. Aslında bizzat biz çalışıp çabalayarak, var gücümüzle uğraşarak anlamın içini boşaltıp onu bomboş hale getirdik.
“Ama bir de şöyle düşünsene. Koşullar hepimiz için aynı. Arızalı bir uçağa binmişiz gibi. Şansı yaver gidenler olduğu gibi şanssız olanlar da vardır. Güçlü kişiler olduğu gibi zayıf olanlar da vardır, nasıl ki zenginler olduğu gibi fakirler de varsa. Fakat, sıra dışı bir güce sahip olan kimse yoktur. Herkes aynıdır. Bir şeylere sahip olanlar sahip olduklarını bir gün kaybetmekten endişe eder, hiçbir şeye sahip olmayanlar da ömür boyu asla bir şeye sahip olamayacak mıyım acaba diye düşünürler. Herkes aynıdır.
Bu yüzden, bunu fark eden kişi bir an önce daha güçlü olmak için çaba göstermelidir. Güçlüymüş gibi yapsa da olur. Sence de öyle değil mi?
Gerçekten güçlü olan kimse yoktur. Güçlüymüş gibi yapanlar vardır yalnızca.”
Bu dünyada değiştiremeyeceğin şeyler de vardır.”
“Ne gibi?”
“Mesela, çürük diş gibi. Bir gün aniden ağrımaya başlar. Kim seni avutmaya çalışırsa çalışsın, ağrının duracağı yoktur. Böyle olunca da, kendine çok sinirlenirsin. Sonrasında da onlara kızarsın, çünkü onlar kendilerine kızmamıştır.