"Stoacılara göre her günü son gün gibi yaşamak, olumsuzu canlandırma tekniğinin devamından ibarettir: Gündelik hayat devam ederken arada durup sonsuza kadar yaşamayacağımızı, dolayısıyla da bugünün son günümüz olabileceğini düşünmek gerekir. Bu fikir bizleri, haz peşinde koşan birine dönüştürmekten ziyade, hayatta olmanın ihtişamını ve içine bir sürü etkinlik sığdırabileceğimiz bir güne sahip olmanın değerini anlamamızı sağlar. Ve zamanla, kalan ömrümüzü har vurup harman savurmamıza da muhtemelen mani olur. Yani stoacılar her günü sonuncuymuş gibi yaşamak gerektiğini söylerken yapacağımız eylemleri değil, bu eylemleri yaparken içinde bulunacağımız haleti ruhiyeyi değiştirmenin peşindedir. Yarını düşünmeyi ya da yarına dair plan yapmayı bırakmamızı değil, bütün bunları yaparken özellikle bugünün değerini bilmemizi isterler."
Ölmek denen deneyimin korkutucu hiçbir yanı yoktur.Bu dünyadaki temel meşguliyetimiz yalnızca öğrenmek olmalıdır;hayatı öğrenmek ve tüm benliğimizle sevmeyi öğrenmek...
Ölümün doğuma,doğumun ölüme varan kadim çemberi,yanı başımızda,ardımızda,göğsümüzde,insanlığın bugüne dek yaşadığı ne kadar acı varsa tümünü kanırtarak ve bizim varlığımızı külliyen yok sayarak, bir kez daha tamamlanıyor.