Hayat, hayallerini ve derinliklerini çok açık bir şekilde bilmediğimiz insanlara dair ölüm yasını daha çabuk iyileştiriyor. Çünkü birinin hayalini, derinliklerini bilmek, vefat eden kişiye dair yarıda kalmış bir hevesi getiriyor gözümüzün önüne. O masumiyeti yani. Uyurken herkes masumdur ya biraz. Tam da orada zaman donduruluyor.
Aslında biliyorlar mıydı bilmiyorlar mıydı pek bilinmiyordu zira bazı şeyler kendiliğinden olurdu, olan, yeni oluşlara imkan verirdi, yeni imkânlar ile yeni oluşlar yeni gereklilikler doğururdu ve nihayetinde olacak olanlar öyle olması beklensin ya da beklenmesin, planlansın ya da planlanmasın, olurdu. Öyle de oldu.
Yoksulların birbirlerine verebilecekleri tavsiyeleri dahi yoktur ancak aynı ekmeği bölüşmek gibi bir cömertlikle aynı kaderi bölüşebilir, en büyük parçanın kendilerine düşmesine sevinebilirler.