Yoksul olmak, çirkin olmak ve üstelik zeki olmak, bizim toplumlarımızda insanı kasvetli ve hayal bile kuramayacağı kulvarlara mahkûm eder, ki bunlara erkenden alışmakta yarar vardır. Güzellik oldu mu her şey bağışlanır, kabalık bile. Zeka ise sanki koşulların uygun bir telafisi değil gibidir, doğanın en yoksul çocuklarına sunduğu bir dengeleyici olarak görülemez, daha ziyade gereksiz bir oyuncaktır, mücevherin değerini yükseltir.
Bazı insanlar inceledikleri şeydeki içkin yaşamı ve soluğu kavramakta yeteneksizdirler ve insanlar sanki otomatmış gibi, şeylerin ise sanki hiç canları yokmuş da keyfi esinlerle söylenebilecek şeylere sığarlarmış gibi söylevde bulunarak geçirirler ömürlerini.