Serap

Akşamüstü gölgeleri. .
Samuel Beckett Çektiğim acılar varlığımın inşasının irili ufaklı parçalarıdır. Sadece düşünmek var etmez insanı; duygularını, ruhunu ve hatta zekasının geliştiren asıl öğreticiler acılardır. O halde varım çünkü acı çekiyorum. Doğduğum günden beri anlatmak istediklerim var ve elbette asla anlatmayacaklarım ve anlatıyor gibi yapıp asla anlatmadıklarım. Önce akciğerlere değen oksijenin yakıcılığıyla başladı ilk acılar, sonra dünyanın anlamsızlığını düşünüp duran beynimin kıvrımlarındaki patlamaların elektrik çarpmalarıyla. Doğduğumu anımsıyorum, ölümü ise düpedüz hatırlıyorum. Bir insan doğduğunda gözyaşları dökülür sevinçten. Bir insan öldüğünde gözyaşları dökülür, üzüntüden. Yani hayat boyunca değişmeyen tek şey gözyaşlarıdır ve yeryüzünde gözyaşları sonsuzdur. Biri ağlamaya başladığında, bir başka yerde de, bir başkasının gözyaşları diner. Biri doğarken başka birinin de öldüğü gibi. Geriye kalan sadece gözyaşları ve hiçtir. Ve arada ağzımızda bir ömür dolandırıp durduğumuz onca laf, kağıtlara döktüğümüz onca kelime sadece bir tür duygu kalabalığıdır. Tutsaklığımızdan kurtulmaya çalışmanın beyhude uğraşlarıdır bunlar. Asla gerçekten bir şey anlatılamaz, ancak bir şeyin hayali anlatılabilir, kendisi değil. O yüzden anlatmaya değil, anlatmamaya bakarım. Anlatma derdinden çok anlatmamanın zevkine kurulurum. Ama yine de hiç susmam, eğer bir gün susarsam, bu artık söylenecek hiçbir şey kalmadığı içindir, her şey söylenmiş, hiçbir şey söylenmemiş olsa bile
Reklam
10/10
·56 syf.··
2016 70. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2016 12:59
Bakmayın siz kitap mağazalarının çocuk kitap reyonlarında satışa sunulduğuna, bakmayın fiyatının 3 TL olduğuna, bakmayın kapağındaki komik şeftali resmine, bakmayın kitabın inceliğine. Bir Şeftali Bin Şeftali, dokunaklı hikayesi ile okura, çoğu kalın kitaptan daha keskin mesajlar vermektedir. Bir anlamda George Orwell'in Hayvan Çiftliği tadında ve tarzındadır. Adaletsizlik, sınıf farklılıkları, toprak reformu, emek, sevgi, arkadaşlık, umutsuzluk gibi kavramlar ince ince işlenmiştir. Bir Şeftali Bin Şeftali öyküsünü bitirdikten sonra Samed Behrengi'ye çok kısa yazdığı için kızsam da biliyorum ki, o bilhassa çocuklara, daha bu yaştan bazı kavramları sorgulatmak aynı zamanda sorgulamayı aşılamak için yapmıştı. Gönül rahatlığı ile tavsiye edebileceğim, tarzını beğenenlerin hayran kalacağını düşündüğüm bir kitap. Ve son olarak Samed Behrengi'nin çocuklara seslenişini paylaşmak ister, keyifli okumalar dilerim. Çocuklar, kuşkusuz gelecek sizin ellerinizde; iyisiyle, kötüsüyle sizin olacak. İster istemez büyüyecek ve zamanla birlikte yol alacaksınız. Babalarınızın, büyük babalarınızın ardından gelecek, onların yerini alacak, her şeyi elde edip sosyal yaşama iyisiyle, kötüsüyle, her şeyiyle sahip olacaksınız. Yoksulluk, zulüm, zorbalık, adalet, sevinç, keder, kimsesizlik, dayak, iş ve işsizlik, hapishane ve özgürlük, hastalık ve ilaçsızlık, açlık, çıplaklık, yüzlerce sosyal mutluluk ve mutsuzluk artık sizin olacak. Bildiğimiz gibi hastalıkların tedavisi için önce bunun nedenini bulmak gerek. Örneğin doktorlar hastalarını tedavi etmek için önce bunun mikrobunun peşine düşer ve sonra bu mikroba karşıt ilaçları verirler hastalarına. Toplumsal rahatsızlıkları da iyileştirmek için aynı işlemi yapmak gerekir. Biliyoruz ki sağlam vücutta asla hastalık bulunmaz. Sağlıklı
Bir Şeftali Bin ŞeftaliSamed Behrengi · Yakamoz Yayınları · 201610,4bin okunma
' Kuşları boğdular, çimenleri söktüler, yollar çamur içinde kaldı. Dünya değişiyor dostlarım. Günün birinde gökyüzünde güz mevsiminde artık esmer lekeler göremeyecekiniz. Günün birinde yol kenarında toprak anamızın koyu yeşil saçlarını da göremeyeceksiniz Bizim için değil ama, çocuklar, sizin için kötü olacak. Biz kuşları ve yeşillikleri çok gördük. Sizin için kötü olacak. Benden hikâyesi. '
Sayfa 6 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Herkes kendi yarasına üflüyor dostum Kimse bir başka yaraya elini sürmüyor Aşkımız da bencil, ayrılığımız da. Kimse kimsenin sevincine karışmıyor Kimse kimsenin acısına. Kim daha fazla sevinse o kazanıyor Kimin acısı büyükse o Düzmece bir yarışın içinde kayboluyoruz Kaybediyoruz Yeniliyoruz Yaralanıyoruz Geçmiyor yaralarımız.
Bana kalırsa insanın en iyi tanımlaması şöyle olmalı: iki ayaklı nankör bir yaratık.