Bilmiyorum bu ileti kimlere düşer lakin okuyorsan bu iletiyi bil ki şanslısın ve yazan kişi olarak bende şanslıyım.
Araba bana değil ben arabaya çarptım diyorum ;)
Kaza anında ağrıdan ağlamam gerekirken tek düşüncem bir sonraki araba üzerimden geçmesin de ezilmeyeyim.
Ezilmeyeyim ki annem beni bu halde görmesin, ailem beni böyle görmesin oldu.
Sonra hastane derken kol, bacak vs hafif morluk ve kırıkla atlattım şükür.
Sürücü aşırı hızlı olsa da acele eden bendim.
Neye bu telaş dedim kendime, neden ?
Kazadan bahsederken duygusallık bir yana sadece güldüm ve etrafımdakileri güldürdüm çünkü ortada gerçekten üzülecek bir durum yoktu, çünkü olayları nasıl anlamlandırdığın ile ilgili her şey.
Normalde nazlıyımdır biraz ;)
Şunu çok iyi anladım ki üzülüp, acısam veya ağlasam etrafımdaki insanları da böyle etkiler günlerimi hüzünlü ve düşük bir modda geçirecektim ama bunu değilde gülümsemeyi tercih ettim.
Hatta şöyle söyleyeyim sevdiklerimi özellikle aramıyorum çünkü ya onlar beni güldürecek ya da ben güldüreceğim ve sırf güldüğüm için ağrım artacak;)
Gülmekten ağrısı olur mu insanın derdim, demek ki oluyormuş.
2 saniye daha acele etseydim şu an bu satırları yazamazdım, ve hiç acele etmeseydim bu kaza olmaz ben yine yazmazdım.
Bazı şeyler ne yaparsan yap yaşanıyor.
Tedbirli olmak koşulu ile.
Aldığım nefese bin şükür,
Acele etmeyin, acele etmeyeceğim.
Ve ne olursa olsun yaşanırsa yaşansın,
Gülümsemeyi unutmayın.
Hayat toz pembe değilse bile,
Yaşamaya değer.