Serap

Serap
@serapyldz5
Bir kere burnum hep bir kitaptaydı. Aşk, geleceğini okuduğum bir şeydi benim için. Seveceğim adam bir kitabın ilk sayfasındaki bir şairin resmi gibi olacaktı; soluk ve hüzünlü elinde bir kalem.
Sayfa 104·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Unutmayın, bebeklik çağı cennet değildir; dehşet zamanıdır. Bebekliğimizde tuhaf, yabancı bir dünyadayızdır; doğru dürüst göremeyiz ve bedenlerimize sürekli şaşarız, açlık ve gaz ve bağırsak hareketleri yüzünden sürekli tetikteyizdir ve duygularımızla başa çıkamayız. Sözlük anlamıyla saldırı altındayızdır. Bizi sakinleştirmesi ve yaşadıklarımıza anlam kazandırabilmesi için annemize ihtiyacımız vardır. O bunu yaparken yavaş yavaş kendi fiziksel ve duygusal durumlarımızı yönetmeyi öğreniriz. Ama kendimizi kapsama kapasitemiz doğrudan annemizin bizi kapsama yetisine bağlıdır. Kendi annesi tarafından hiç kapsanmamışsa bilmediği bir şeyi bize nasıl öğretecektir? Kendini kapsamayı hiçbir zaman öğrenememiş biri, hayatının geri kalanında Bion'un "adsız korkular" dediği kaygı yüklü duygularla başa çıkmak zorunda kalır. Böyle bir insan kapsamayı daima dış kaynaklarda arar. Bu bitmek bilmeyen kaygıyla "başa çıkabilmek için" içkiye ya da marihuanaya ihtiyacı vardır ki bu da bağımlılığımı açıklıyor.
Sayfa 82·Kitabı okudu
Psikolojik yaraların çocuklar üzerindeki duygusal etkisi ve yetişkin hayatlarında nasıl ortaya çıktıkları: Düşünün, hayatta kalmak için güveneceğiniz ilk insan (anne-baba) ölmüş olmanızı istiyor. Bu bir çocuk için ne kadar korkunç, ne kadar travmatik olsa gerek Kendinize verdiğiniz değer yok olur; ve yerine kalan acı çok büyük, çekilemeyecek kadar büyüktür. Dolayısıyla yutarsınız, bastırırsınız, gömersiniz. Zaman içerisinde travmanızın asıl sebebiyle bağınız kopar, nedeninin köklerini unutursunuz. Ama bir gün bütün öfke ve acı, bir ejderhanın midesinden fışkıran alev misali tekrar ortaya çıkar ve elinize bir tüfek alırsınız. O öfkeyi artık ölmüş ve unutulmuş babanız üzerinden değil, kocanızdan, hayatınızda babanızın yerine geçmiş olan adamdan, sizi seven ve yatağınızı paylaşan adamdan çıkarırsınız. Onu başından beş kez vurursunuz; muhtemelen neden olduğunu bile bilmeden.
Sayfa 248·Kitabı okudu
Yanlış insanla olacağıma yalnız olmayı tercih ederim.
Sayfa 155·Kitabı okudu
Bizler bebekken saf birer süngeriz, boş birer kâğıdız. İhtiyaçlarımız en temel şeyler: Yemek, kaka yapmak, sevmek ve sevilmek. Ama doğduğumuz ve büyüdüğümüz ortama bağlı olarak bazen bir şeyler yanlış oluyor. İşkence edilen, taciz edilen bir çocuk gerçekte hiçbir zaman intikam alamaz çünkü güçsüzdür ve savunmasızdır. Ama hayal dünyasında intikama dair fanteziler geliştirebilir. Öfke de korku gibi tepkiseldir.
Sayfa 128·Kitabı okudu