Öfke, daima adresi kolayca değişebilen, manipüle edilebilen bir duygudur. Padişahlık elden gidiyor diye herkesi galeyana getirdiler, sanki padişaha biz tuzaklar kurmuşuz gibi, bizi kendi silahımızla vurmanın yollarını buldular... çünkü bu 'dış mihraklar' çok kuvvetliler. Binlerce yıldır ziyaret ettikleri her yeni yerdeki halkı sömürmekte uzmanlaşmış, algı yönetimi konusunda kendilerini aşmış milletler bunlar.
Aklım almıyor... kendi insanlarımız nasıl böyle hainlik yapabildiler... yani savaşta?" diye sorguladı, bu düşünce ne zaman zihninde doğsa çaresizlik çöküyordu kalbinin her köşesine. Babasının tüfeğini eline alıp sokaklara çıkmak, vatana ihanet eden o hainleri bulup tüm soylarını kurutmak istiyordu.
"Hainlik değil kızım," dedi Mahmud, merdivenlerden alt bahçeye inmek üzere yürürken, "Cahillik," dedi. "Etrafında olan oyunu fark etmeden savaşa giren, sadece kendisiyle savaşır.
İnsanlar hayatı sevmeyi unutuyorlar, öyle telaşlı bir meşgalenin içinde kayboluyorlar ki nefes aldıklarında bedene yayılan oksijenin huzurunu, sağlığın keyfini, hayatın neden var olduğunu, düşünmenin anlamını unutuyorlar. Şu ışıklar gibi olmak lazım, her yeri aydınlatamayacağını bildiğin halde, hayatın sevgisiyle yine de yanmak lazım.