Kelebekler ZamanıJulia Alvarez

·
Okunma
·
Beğeni
·
131
Gösterim
Adı:
Kelebekler Zamanı
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053141914
Kitabın türü:
Çeviri:
Ege Candemir
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
“Çocukken Karanlık Geçit diye bir oyunumuz vardı. Geceleyin bahçeye çıkıp kim en uzağa yürüyebilecek diye birbirimizle yarışırdık. Ben bu korkuluğu ya bir ya iki kez geçmişimdir. Ama Minerva alır başını giderdi; arkasından seslenir, geri dönsün diye yalvarırdık. Yine de, hatırlıyorum, o da bir anlığına tam burada durur, omuzlarını dikleştirir, kendini hazırlardı. Onun için de o kadar kolay olmadığını bilirdim.”

Hiçbiri için kolay değildi; ne ailesine düşkün örnek Katolik Patria, ne idealist Minerva, ne de en büyük sırdaşı olan tatlı, genç Mate için. Bunlar onlara uygun görülmüş sıfatlar, birbirlerinden böyle ayırt ediliyorlar. Ortak yönleriyse cesaretleri. Peki nereden gelir bu cesaretleri? Eh, çivi çakılana kadar çekice inanmaz derler...

Julia Alvarez, bize efsanevi Mirabal kardeşleri anlatmıyor. Kalemi bir fırça misali dört hayatın dört resmini çiziyor, yüceltmeye, öcüleştirmeye fırsat vermiyor. “Tiranımızı da aynı tanrılaştırma hevesi yaratmıştır” diyor Alvarez. İşte bu yüzden onun kelebekleri çorbasındaki şehriyeden korkuyor, yastığının altında Trujillo resmi saklıyor, geceleyin utandığı elleri meşgul olsun diye haçıyla uyuyor. Bu hikâye, kahramanların nasıl kahraman olduğunun hikâyesi...

(Tanıtım Bülteninden)
Patria Mirabal, Minerva Mirabal ve Maria Teresa( Mate ) Mirabal. Kısaca demek gerekirse ''Mirabal kardeşler'' veya Dominik halkının verdiği isimleriyle ''kelebekler'' .

Tüm insanların özellikle de kadınların hiç unutmaması ve her zaman saygıyla ve minnetle anmaları gereken kişiler bunlar. Çünkü onların, 1960 yılında hunharca katledildikleri 25 kasım günü , Birleşmiş Milletler tarafından kadına karşı yönelik şiddetle mücadele günü olarak ilan edilmiştir.

Peki bu üç kız kardeşin suçları neydi acaba? diye sorarsanız. Ülkelerini 31 yıl süreyle acımasızca yöneten, sayısız insanı katleden, hapse atan, işkence eden, mallarını ellerinden alan zalim bir diktatör olan Trujillo'ya karşı korkusuzca mücadele etme cesaretini göstermiş olmalarıydı. Bu sebeple hapse atıldılar, eşleri de hapse atıldı, işkence gördüler ama yine de yılmadan mücadelelerine devam ettiler. Bu mücadelelerinin cezasını da , yönlendirildikleri ıssız bir dağ başında, Trujillo'nun adamları tarafından vahşice katledilerek çektiler.

İşte bu kitap o dönemde ( 1930-1961 yılları ) diktatörlükle yönetilen, Dominik Cumhuriyetindeki yaşama savaşını ve katledildiklerinde, 24,34 ve 36 yaşlarında olan bu üç kız kardeşin verdiği onurlu mücadeleyi anlatmaktadır. Aslında diktatör, bunlardan o kadar korkmaktadır ki , katlettirmeden çok kısa bir süre önce, son iki derdinin birinin kilise ve birinin de Mirabal kardeşler olduğunu açıkça ifade etmiştir. Tabii ki korktuğu şey sonunda kendinin de başına gelmiştir ama bunu Mirabal kardeşler canlarını vererek sağlamışlardır.

Kitapta bu tarihi süreç kurgulanıp bir roman haline getirilerek bize aktarılmaktadır. Bu yapılırken de , kurbanların ve o gün o ıssız dağ başına gitmeyerek, sağ kalan dördüncü kardeşin ağzından olaylar anlatılmaktadır.

Olayların tarihi gelişiminin bilinmesine rağmen, kitap okunurken akıcılığından hiçbir şey kaybetmeden okunuyor. Çünkü olaylar çok derinlemesine olarak kurgulandığından, devamlı bir sürükleyicilik halinde okuyucuya yansıtılıyor.

Son cümle olarak, mutlaka ama mutlaka okunması gereken bir kitap diyorum. Bu, yürekli kız kardeşlerin insanlık için verdikleri mücadeleyi iyice öğrenmek için, bütün insanlık uğruna kendilerini feda etmelerine biraz olsun saygı duymak için ve hepsinden de önemlisi, kendimizi ve insanlığı diktatörlerden ve diktatörlük rejimlerinden uzak tutma konusunda mesajlar almak için mutlaka okumamız gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Evin içinde hükümeti eleştirecek olduğumuzda cümlelerimiz böyle yarım kalıyordu hep. Her yerde kulak vardı, belki görmüyorduk ama bize öyle geliyordu.
Julia Alvarez
Sayfa 250 - Ayrıntı yayınları - Haziran - 2017
Sonbaharda okula döndüğümüzde yeni kitaplar dağıtıldı, kapaklarında malum kişinin fotoğrafları kabartmalı olarak basılmıştı; içindeki yalanların kiminle ilgili olduğunu kör insanlar da anlayabilsin diye herhalde. Tarihimiz artık İncil'le aynı olay örgüsüne sahipti. Biz Dominikliler, yüzyıllar boyu Efendimiz Trujillo'nun gelmesini beklemiştik. Epey iğrençti.
Julia Alvarez
Sayfa 38 - Ayrıntı yayınları - Haziran - 2017
Erkekleri geceleri küçük gruplar halinde hücrelerinden çıkarıp öldürüyorlardı.
Julia Alvarez
Sayfa 316 - Ayrıntı yayınları - Haziran - 2017
Şaka gibi duruşmamızın görülmesi için adalet sarayına götürüldük. Bizi temsil edecek kimse yoktu, üstelik konuşmamıza, kendimizi savunmamıza da izin vermediler.
Julia Alvarez
Sayfa 287 - Ayrıntı yayınları - Haziran - 2017
El Jefe de dedi ki, sıkı durun. Dosdoğru bana baktı. ''Son iki derdim o kahrolası kilise ve Mirabal kardeşler.''
Julia Alvarez
Sayfa 330 - Ayrıntı yayınları - Haziran - 2017
Padre de Jesus'un konutuna gidip onunla konuştuğum ay yeni bir yasa yürürlüğe girmişti. Artık eğer rejim düşmanlarına yataklık ederseniz, siz onların planladıklarına hiçbir şekilde dahil olmasanız bile tutuklanabiliyordunuz, sahip olduğunuz her şeye de devlet el koyuyordu.
Julia Alvarez
Sayfa 198 - Ayrıntı yayınları - Haziran - 2017

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kelebekler Zamanı
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053141914
Kitabın türü:
Çeviri:
Ege Candemir
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
“Çocukken Karanlık Geçit diye bir oyunumuz vardı. Geceleyin bahçeye çıkıp kim en uzağa yürüyebilecek diye birbirimizle yarışırdık. Ben bu korkuluğu ya bir ya iki kez geçmişimdir. Ama Minerva alır başını giderdi; arkasından seslenir, geri dönsün diye yalvarırdık. Yine de, hatırlıyorum, o da bir anlığına tam burada durur, omuzlarını dikleştirir, kendini hazırlardı. Onun için de o kadar kolay olmadığını bilirdim.”

Hiçbiri için kolay değildi; ne ailesine düşkün örnek Katolik Patria, ne idealist Minerva, ne de en büyük sırdaşı olan tatlı, genç Mate için. Bunlar onlara uygun görülmüş sıfatlar, birbirlerinden böyle ayırt ediliyorlar. Ortak yönleriyse cesaretleri. Peki nereden gelir bu cesaretleri? Eh, çivi çakılana kadar çekice inanmaz derler...

Julia Alvarez, bize efsanevi Mirabal kardeşleri anlatmıyor. Kalemi bir fırça misali dört hayatın dört resmini çiziyor, yüceltmeye, öcüleştirmeye fırsat vermiyor. “Tiranımızı da aynı tanrılaştırma hevesi yaratmıştır” diyor Alvarez. İşte bu yüzden onun kelebekleri çorbasındaki şehriyeden korkuyor, yastığının altında Trujillo resmi saklıyor, geceleyin utandığı elleri meşgul olsun diye haçıyla uyuyor. Bu hikâye, kahramanların nasıl kahraman olduğunun hikâyesi...

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Adsız Alkolik
  • Cemal Uluk
  • mehmet temiz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (1)
9
%50 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0