Heyecandan içi içine sığmıyordu, ama yüreğini koyu bir kaygı da sarmıştı: Belki de genç kız unutmuştu onu. Yün satmak için oraya uğrayan bir yığın çoban vardı. "Pek önemli değil," dedi koyunlarıyla konuşurken. "Ben de başka yerlerde başka kızlar tanıyorum."
Ama, yüreğinin derinliklerinden biliyordu ki, öyle, "Pek önemli değil," diyecek durumda değildi. Çobanlarin da, tıpkı denizciler ve gezgin satıcılar gibi, kendilerini yeryüzünde başıboş dolaşmaktan vazgeçirtecek birinin yaşadığı bir kente uğrayabileceklerini biliyordu.