sbu.ooks

sbu.ooks
@serayreads

sbu.ooks

, bir kitap okudu
Puan vermedi·288 syf.·
93 günde okudu
·
2021 31. kitabı
İlber Ortaylı
7.6/10 · 65,3bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Mari'ye sorarsanız bu zorluğun kaynağı karmaşa, kaos, anarşi falan değil, aşırıya kaçan düzenlilikti. Topluma durmadan yeni kurallar şırıngalanıyor, kurallara karşıt yasalar çıkarılıyor, yasalara karşıt yeni kurallar getiriliyordu. Herkesin yaşamını baskı altına alan görünmez düzenlemelerin bir adım bile dışına çıkmaya korkuyordu halk. Mari bu konuda derin bilgi sahibiydi; hastalığı yüzünden Villete'e getirilmeden önce yaşamının kırk yılını avukat olarak geçirmişti. Adalete olan masum güvenini kariyerinin ta başında yitirmişti; yasaların sorunları çözmek için değil, çelişkileri mümkün olduğunca uzatmak için yapıldığını çabuk kavramıştı. Ne acıdır ki Allah, Yehova, Tanri-ona ne ad verdiğiniz önemli değil-günümüzde yaşamıyordu, çünkü yaşıyor olsaydı bizler hâlâ cennette olurduk.O ise, ön kararlar, son kararlar, yargıtay, danıştay, içtihat, müdafaa, temyiz, tashih karar derken, gırtlağına kadar hukukla boğuşuyor olurdu Âdem ile Havva'yı cennetten kovuşunu haklı göstermek için.Ne de olsa yasalarda yazılı olmayan keyfi bir kuralı çiğnemişti onlar: İyi ile Kötü'yü ayırt eden Bilgi Ağacı'nın meyvesini yemeyeceksin.Peki bu meyvenin tadılmasını istemiyordu da neden söz konusu ağacı cennetin duvarları dışında bırakacağına tam ortasına dikmişti?Mari, bir avukat olarak o çifti savunacak olsa hiç kuşkusuz Tanrı'yı idari ihmalle suçlardı, çünkü ağacı yanlış yere diktiği yetmiyormuş gibi, çevresine uyarı levhaları ve bariyerler koymamış, en basit güvenlik önlemleri bile almamış, böylece herkesi tehlikeyle karşı karşıya bırakmıştı.."
Alıntı
"Yaşamı boyunca pek çok kez fark etmişti Veronika, tanıdığı bir sürü insan başkalarının başına gelen korkunç olaylardan sanki gerçekten üzgünmüş ve yardım etmek istiyormuş gibi söz ederlerdi, ama işin gerçeği, başkaları nın acılarından zevk aldıklarıydı; çünkü böylece kendilerinin mutlu ve şanslı olduklarına inanabiliyorlardı. O tür insanlardan nefret ederdi, genç doktorun şimdi içinde bulunduğu durumdan yararlanarak kendi eksikliklerini maskelemesine izin verecek değildi. Gözlerini onunkilerden ayırmadan gülümsedi: "Demek oluyor ki, başarmışım," dedi. Sert bir, "Evet," yanıtı geldi.
Alıntı
Birinin sizi evcilleştirmesine izin verirseniz gözyaşlarını da hesaba katmalısınız
Sayfa 94·Kitabı okudu
Alıntı