Serdar

“Yöneticiler iyi veya kötü olsunlar, kahraman veya zalim ol­sunlar, onlar kendi milletlerinin birer yansımasıdırlar. Onlar, milli ruhun birer kopyasıdır, halk kitlesinin içinden doğmuştur. Bir millet nasılsa, devlet adamları da onlar gibi­dir. İşte bu nedenledir ki eskiden beri “Her millet, layık ol­duğu idareye ve devlet adamlarına sahip olur.” denilmiş­tir.”
Reklam
“Finlandiya’da bindiğiniz tramvaylarda biletçi veya kontrolör göremezsiniz. Yolcular ulaşım ücretini bir kutuya atar ve diledi­ği yere kadar seyahat eder. Bir Fin öğretmeni bana bunun nede­nini şöyle izah etti: _ Eğer halka güvenmeyip de Rusya’da olduğu gibi biletçi ve­ya kontrolcü kullanmak isterseniz, kontrolcuları da kontrol et­mek gerekir. Biz kontrolcüye değil, halkımıza inanırız, insana inanırız.”

Serdar

, 2019 okuma hedefini güncelledi.
2019 OKUMA HEDEFİ
24/35 kitap - %69 tamamlandı
24 kitap okudu
35 kitap
7,2bin sayfa
0 inceleme
19 alıntı

Serdar

, bir kitap okudu
Puan vermedi·191 syf.·
6 günde okudu
·
2019 18. kitabı
Emin Çölaşan
8/10 · 36 okunma
3. Ahmet döneminde sadrazam ile haremağası sokakta yürürken, bir yeniçeri ikisine de sövmüş ve hızla oradan uzaklaşmış. Bu sözleri, kafes arkasındaki bazı hanımlar da duymuş. Sadrazam hadisenin üzerine gitme niyetinde değilmiş ama, haremağası ısrar etmiş. Yeniçerinin mensup olduğu orta'nın bütün askerlerini bir araya toplamışlar. Her yeniçeri sırayla aynı sözleri tekrarlayarak, sadrazam ve haremağasına sövüyor, kafes arkasındaki hanımlar da sesleri değerlendirip, suçluyu tesbit etmeye çalışıyormuş. Beş, on, yirmi, elli... Gelen sövüyor, giden sövüyor ama suçlu bir türlü bulunamıyor. Sonunda sadrazamın tepesi atmış ve haremağasına şöyle demiş: — Bir şeyin şuyuu (dile düşmesi), vukuundan (olmasından) beterdir. Sadece bir kişi sövmüş, birkaç kişi işitmişti. Ne yaptım da seni dinledim? Şimdi bize sövmeyen kalmadı.
Reklam