3. Ahmet döneminde sadrazam ile haremağası sokakta yürürken, bir
yeniçeri ikisine de sövmüş ve hızla oradan uzaklaşmış. Bu sözleri,
kafes arkasındaki bazı hanımlar da duymuş. Sadrazam hadisenin üzerine
gitme niyetinde değilmiş ama, haremağası ısrar etmiş. Yeniçerinin
mensup olduğu orta'nın bütün askerlerini bir araya toplamışlar. Her
yeniçeri sırayla aynı sözleri tekrarlayarak, sadrazam ve haremağasına
sövüyor, kafes arkasındaki hanımlar da sesleri değerlendirip, suçluyu
tesbit etmeye çalışıyormuş. Beş, on, yirmi, elli... Gelen sövüyor,
giden sövüyor ama suçlu bir türlü bulunamıyor.
Sonunda sadrazamın tepesi atmış ve haremağasına şöyle demiş:
— Bir şeyin şuyuu (dile düşmesi), vukuundan (olmasından) beterdir.
Sadece bir kişi sövmüş, birkaç kişi işitmişti. Ne yaptım da seni
dinledim? Şimdi bize sövmeyen kalmadı.