Gözlerinden öperken; yaptıklarının ya da yaşayış tarzının benim için hiçbir önemi yok. Ben sadece seni önemsiyorum. Tabii ki yargılamak yerine anlamaya çalışmayı yeğlerim dedi. Oysa içinden geçenler bambaşkaydı. Ama bu onu iki yüzlü yapmazdı zaten. Her ne kadar romantizmi derinlerinde hissetse de o an, kadının aynı çabayı kendisi için göstermeyeceğini biliyordu. Ama o an onu mutlu etmek. En azından birileri tarafından anlaşıldığını hissetirebilmek daha önemliydi. Hoş, birileri yerine kızın aşık olduğu adam olsaydı aklından bambaşka şeyler geçmezdi. Yanında uyuyan kadın çoktan hayalleriyle, aşık olduğu adamla ilgili rüyalar görmeye başlarken o, yine bir yara bandı olarak uyudu sevdiği kadının yanında.
İnsanın vicdanının rahat olduğu yer memleketiymiş arkadaşlar. Ne kadar darbe alırsa ruhuna ne kadar çok insanla tanışırsa o kadar çok delik açılıyormuş ruhuna. Yanlış kararlar kalabalıkta daha fazla deşiyormuş bilinci, kalbi. Az ve öz her zaman çoktan iyidir.
Becerebildiğin tek şey ölümse en güzel şekilde ölmek yakışır sana. Kulağında beyaz papatya ve ayaklarına kadar uzanan bembeyaz askılı bir elbise ile. Bileklerinden akan kanı elbisene desen yap. Ellerin karnında birleşik, bedenin bir an önce gökyüzüne değmek istercesine.
bu paradokslar beni benden alıyor, bu konuda aynı sana benziyorlar
üzerime benzin döküp yak, üstüme bas söz üzerine kalmam
artık üstüme bile gelmiyor bu duvarlar
istediğim tek şey düştüğüm yerde uyuyup kalmak
beni sen de anlamadıysan eğer bu gezegene göre değilim
insanları motive etici şeyler de söyleyebilirim ama ben hiç umutlu değilim
sen kendini beş sene sonra çok iyi görebilirsin
benim giyeceğim deli gömleği
birazcık inancım olsa çabalardım ama yıldız tilbenin de dediği gibi: hiç umut yok