Çanakkale denizden geçilemedi, ama asıl geçilemeyen gemi sayısı bakımından donanması zayıf olan bir memlekette karadaki direnişti. Denizden geçilemeyeceği anlaşılınca karadan çıkartma yapmaya karar verdiler. Churchill, “Ne olursa olsun karadan veya denizden geçilecek!” dedi. Çanakkale’nin geçilemezliği orada bir daha anlaşıldı.
Benim Avrupada, tahsilde beraber olduğum bir arkadaşım, bir aralık birçok Avrupa’ya tahsile giden gençlerin düştüğü belâ olarak, Hristiyanlığa karşı bir meyil, bir zaaf sahibiydi. Kendisini bu yoldan döndüren ben oldum.
Türklerden çoğunun geçmişlerini unutmuş olmalarına rağmen Türklerin büyük bir kısmının Müslüman oluşu Türk milliyetinin teşekkülünde önemli bir etgen olacaktır.
Özellikle tesbit edilmesi icab eden husus, Namık Kemal'in o günlerin içtimaî atmosferi içinde, inanç, kanaat ve fikrî yapısının gereği olarak, "Osmanlıcılık" ve "İttihad-ı İslam" düşüncesine bağlı olduğudur.