"Tüm yaşantımız boyunca aitlik duygusuna cevap aradık. Hâlbuki kalbimizin ve ruhumuzun derinliklerinde saklıydı. İşaretlerle bizle konuşabiliyordu. Biz talep ve yardım istersek işaret bir insanda, bazen bir kuşta kimi zamanda bir haberde, denizde, havada, rüzgarda, bazen ufuk çizgisinde konuşur. Yağmurda, güneşin doğuşunda ve batışında, karanlıkta, gecede, gündüzde, bulutlarda, dalgalarda, gökyüzünde, yeryüzünde, toprakta, ateşte, suda bizimledir. Gazete sayfasında, dergi, televizyon, sosyal medyada ya da bazen hayatımıza sebepsiz giren bir insanın söylediği sözde, yoldan geçen herhangi birinin kulak kabarttığımız bir kelimesinde, bazen bir kitapta, resimde, bazen rüyalarımızda vb. gibi işaretler göndermektedir. Fark etmeyi seçtiğimizde çeşitli yollar ile sürekli bizimle konuşur."