Seren

Şaşırtı Kaçıran
Puan vermedi·360 syf.··
Beğendi
·
2024 6. kitabı
·
165 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2024 00:00
Bir ahiretliğimle "Biz neden siyer buluşması yapmıyoruz?" söylemi ile kendimize ders kitabı olarak seçtiğimiz bir eser. Daha sonra kitlemiz genişledi, güzel bir grup oluverdik.(Elhamdülillah) Muhammed Emin Yıldırım hocamızla bu vesile ile tanışmış oldum, kendisinin bu kitabıyla eş zamanlı yürüttüğü bir video serisi var zaten video yayınları kitaba dönüştürülüyor. Biz her hafta sırayla bir konu başlığı okuyarak ve ilgili videosunu izleyerek hafızamıza kazıyıp bir araya gelip konuyu muhabbetimizle pekiştirdik. Sonuç itibariyle bir senelik bir süreçle adete "Siyer Eğitim ve Öğretim" yılını bitirdik. Nacizane tavsiyem: okurken bu video serisiyle beraber gidilmesi olacaktır, Bekir Develi ve Muhammed Emin Yıldırım'ın yer yer nükteli anlatımı insanı güldürürken konuları aktarma tarzları, kitapta olmayan bazı küçük kesitler insanı mest ediyor. Hiç sıkılmadan tadı damakta kalarak devam ediyorsunuz. Kitap kesinlikle adının hakkını vererek herkese siyere giriş eğitimi veriyor. Mekke-Medine dönemi olarak iki cilt; ilk seriyle neden siyer öğrenmeliyiz?, Nasıl öğrenmeliyiz? olarak giriş yapıyoruz. Daha sonra başlık başlık bazen soru-cevap havasında ilerleyerek on beş/on beş toplam otuz başlıkla 'Vefat' ile bitiriyoruz. Her konuda verilen bilgilerin kaynağı mevcut -hatta QR kodları ile de videoda gösterilen görseller sayfalara eklenmiş- gerek anlatımıyla gerek kaynak bilgisiyle hocamız güvenli bir profil veriyor. Bu zamana kadar Peygamber efendimizi hiç tanımadığımı farkettim, genel geçer bilgilerimi böyle güzel bir şekilde ayrıntılamak tarifi olmayan bir his. Videolar Ramazan ayında çekildiği için de insanı farklı ibadetlere şevklendiriyor, bir an durup "hatim mi başlasam?" diyebiliyorsunuz mesela. Bazen de olayları günümüzle bağdaştırıp muhasebe etmeye sevk
Siyer
Herkes İçin Siyer - Medine DönemiMuhammed Emin Yıldırım · Profil Kitap · 20212,142 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Şaşırtı Kaçıran
Puan vermedi·141 syf.··
2024 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2024 20:39
Tesettür inanmışların kalesidir. Uygulanması gerektiği yadsınamaz bir gerçektir. Çarşaf ve cinsiyet ile sınırlandırmak yerine tesettürün gerek hal/tavır gerekse görünüm olarak cinsiyetsiz bir kale olduğunu düşünmeyi, inanç seviyesi veya nefis hakimiyeti ne derece olursa olsun herkese hitabını sağlaması için -bu söylemi- daha etkileyici buldum. Ayette geçen "Cilbab" kelimesini yorumlayan sahabe, tabiin ve ulemadan hareket ederek uygulama yöntemi değişiklik gösterebilir hatta yöresel parçalarla da yapıldığını görüyoruz. Burada önemli olan bu dış örtünün İslam'da kabul görmesi için uyulması gereken bir takım şartları taşıyıp taşımadığı.(Kitabın ilk bölümünde ayrıntılarıyla açıklanmış.) Dikkatimizi bu hususun inceliğine verip "Çarşaf çok abartı değil mi?" düşüncesinden uzak bir saygıyla okunursa muhasebe gücü kuvvetli bir kitap. Adının aksine sadece dış örtünün çarşaf olması gerektiğini savunup, onun tamamlayıcı unsurlarına değinmiyor. Farklı görüşlere de yer veriyor ve kadınla beraber erkekte de olması gereken edep başlıklarını sıralıyor. Hülasa; baba ve kızın beraberce birleştirdiği bu konular bilmediklerim konusunda beni aydınlattı, Allah razı olsun. Herkes her hangi bir sayfada her hangi bir cümlede nefsini terbiye edebilecek bir uygulama bulacaktır; nefsimizi alt edebildiğimiz kadarız, ne kadar başarabilirsek o kadar bu kalenin içerisinde güvende kalabiliriz.
Din İslam
Çarşaf Kadının KalesidirM. İhsan (Cihan) Çelik · Yasin Yayınevi · 202210 okunma
Şaşırtı Kaçıran
Puan vermedi·50 syf.··
Beğendi
·
2023 17. kitabı
Modern klasikler elime beklentimi düşük tutarak aldığım kitaplardan oluşuyor, Mutlu Prens de avuçlarıma bu niyeti sürdürdüğüm sırada gelmiş ve beklentime ters oranda yüksek bir hazla bitmiş durumda. Yazar hedef kitlesini "Yediden yetmişe çocuk ruhlu insanlar, şaşırma ve sevinme gibi çocuksu yetilerini koruyanlar." olarak belirlemiş; yani bana yazmış, teşekkür ederim Oscar Wilde. Çıraklık dönemi eseri oluşu beni çok şaşırttı; ilk okuduğum kitabıydı, ustalık eserleri için sabırsızlanıyorum. Mutlu Prens, çok iyi bir teşvikçisin. İnsanların müşkül durumlarını gidermek için kendisinden vazgeçmiş, en yakın dostunun da bu hidayette vesilesi olmuştu. Sen sandığın gibi kurşun kalpli değil pamuk kalplisin, pamuk. Harika Fişek, harika değilsin! Fişeğin kibri gözünü kör etmişti tüm akrabalarından daha üstün patlamak bir yana üretim amacını dâhi gerçekleştiremeden bataklığa düşerek; bana da beşeriyeti başına "Harika, mükemmel..." gibi sıfatlarla değil "Acz, fakr..." gibi hiçlikle tanımlamam gerektiğini hatırlattı. Bencil Dev, sadece tomurcuk olduğunu unutan bir çiçeksin. Açmayı farkettiğin ve sevmeyi öğrendiğin için mutluyum. Arka bahçesine kışı getirenin mevsimler değil gereğinden fazla sahiplenişi olduğunu farkedişiyle, önce ruhuna sonra evine baharı getirmeyi başarmasıyla; aklıma "Mülk Allah'ındır." ayetini getirdi. Mülkü onun yoluna harcarsın da huzur hiç gelmez mi? Bülbül ve Gül, siz dünyevi bir aşka ait olamayacak kadar özelsiniz. Bir şeyin ederi onun kıymetini bilenle ölçülebilir, ne öğrenci ne de Profesörün kızı değer biçemezdi. Artık biliyorum ki gül olmak herhangi biri için yapılacak bir eylem değil. Vefalı dost, Hans'ın saf dostluğunu katiyen haketmeyerek ancak vefa müsveddesi olabilirsin Değirmenci. Hep bir
Hikaye-Öykü
Mutlu PrensOscar Wilde · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202429,8bin okunma
Şaşırtı Kaçıran
Puan vermedi·216 syf.··
2022 18. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2022 12:52
Kitabı okurken; dünyevi sohbetlerin edildiği ortamlara ait olamama hissiyatıyla, bu hissiyatla sığınacak durağının ne olduğunu hep bilişiyle, çok sevdiği insanlardan açıklama yaptığında ne söylerse söylesin inandığı değerlerin kıymetini bulamayacağı ve anlaşılamayacağı düşüncesiyle bir şey söylemeden kendini uzaklaştırmasıyla "Fesleğen ben olabilir miyim acaba?" dedim. Belki de kendimi çok fazla bulduğum için üniversite yıllarımda hissederek okumuş bu sene ikinci okuyuşumda altını çizecek çok cümle bulmuş ve postitlerimi çeşitli sayfalara hibe etmiştim... Kim bilir. Fesleğen ve Seyyah adının geçtiği bu kitap aşk kategorisine düşüyor bu dünyevi bir aşka yorulabilir, tasavvuf; dünyadaki aşkların ilahi aşkın bir parçası küçük bir kısmı olduğunu belirtir. Bu yüzden kategorisi ya tasavvuf ya da ilahi aşktır. Tişikkirlir. Fesleğen her ne kadar o kendini öyle tanımlamıyor olsa da depresif bir karakter gibiydi, bana inancı olmasa umutsuzluğa her an düşüp bunalıma girebilecek bir insan profili hissi verdi. "Yarın ölecek gibi ahiret için" yaşıyor fakat "hiç ölmeyecek gibi dünya için" yaşamayı kendine hak görmüyordu; Seyyahla bu eksikliğini giderdiğini, dünyada kendine ait olduğunu hissettiği bir yer bulduğunu gördüm... Seyyah'ın kalbi. Fesleğen'in ilk sıraya koyduğu hep Rabbiydi, Rabbinden gelen ayrılığa da kavuşmaya da bir "Eyvallah" demişti. Onun sessizce gidişini çok iyi anlıyorum. Seyyah. Fesleğen gibi hayatı ona hidayeti gösterenlerle geçmemiş, yaşamın amacını kendi arayışıyla bulmuş, her geçen gün yeni bir hatasını keşfedip onun telafisi için kendini adamış, ömür boyu öğrenci olmayı kabul etmiş umutlu ve bir o kadar pozitif bir karakterdi. Fesleğen'in şüpheli, açıklanmamış, onu bir sürü sorusuyla bırakıp gitmiş oluşunu hüzünlü bir halle değil
Tasavvuf
FesleğenHikmet Anıl Öztekin · Hayy Kitap · 201717,2bin okunma
Şaşırtı Kaçıran
Puan vermedi·160 syf.··
2022 21. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2022 13:57
1992 yılında tessettürün yanlış algılandığı, onu ayet diyerek baş üstünde taşıyan insanların toplumdan dışlandığı yıllarda yazılmış bir eser. Nermin hanım lise yıllarında birine gönlünü kaptırmış bu gönül meselesine bin katarak anlatan komşusu yüzünden iftiranın yayılması sebebiyle annesinden olmuş genç bir kız. Bu genç kızın annesini, evini, edindiği çevreyi kaybettiği, tam bittim diyebileceği noktada arkadaşı Ayşe vesilesiyle İslamla tanışmış ve kendine yeni bir sayfa açmış yetişkinlik evresine şahit oluyoruz. İslamı kabul ettiği, tesettüre layık olmaya çalıştığı dönemde görünüşü sebebiyle reddedildiği iş görüşmelerine rağmen pes etmeyip kendi işini kuruyor; edindiği güzel kalbiyle ona önceki yaşantısında kötülüğü dokunmuş, diken uzatan insanlara gül bahçesi veriyor ve ekliyor "Allah'ım sana sığınıyorum sana sığındıktan sonra bana kim zarar verebilir."
Tasavvuf
Nermin HanımHasan Demir · Timaş Yayınları · 199222 okunma