"Önce Arapçayı mı yoksa İngilizceyi mi konuştuğumu, dahası bu dillerden hangisinin kuşku götürmeyecek şekilde benim olduğunu hiçbir zaman bilemedim. Bildiğim tek şey, her ikisinin de oldum olası hayatımda olduğu, birinin kimileyin alaycı kimileyinse hasretli bir edayla ötekinde kendini sezdirdiği, çoğunlukla her birinin diğerini düzelttiği, diğeri üzerine akıl yürüttüğü. Her ikisi de mutlak anadilim gibi görülebilir, ama aslında ikisi de değil. "