Kimi zaman baba oğul olmak dile getirilmemiş yaraları gizleyen kör edici bir sistir. Bazen sessiz vadilerin çığlığını baba duymaz, bazen de babanın içinde ukde kalmış aşk acısını oğul...
Baba oğul olmak, zamanı geldiğinde bir uyanışla birbirleri arasında asla koparılamayacak güzel bir düş kurmayla başlar...
İnsanın var olduğu süre içinde tuttuğu öfkenin sebebinin hakikatini bulmak, bilmek, ulaşmak için çabalaması gerekmiyor mu? Bu insan olmanın gereği değil mi?